Ceza Hukuku

Silahlı terör örgütüne üye olma

Özet : Kamu davası; silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkindir. Terör örgütü adına şikayetçinin örgüte haraç ödenmesi için tehdit edilmesi sebebiyle görülen davada, yerel mahkeme sanığın eylem ve faaliyetlerini örgüt üyeliği olarak kabul ederek suçun konusunun önemi ve işleniş şekli gerekçe gösterilerek temel cezayı teşdiden belirlemiştir. Şüphelinin kimliğinin tespitinde kullanılan fotoğrafın 2559 sayılı PVSK 5. maddesi gereğince elde edilmesi ve aynı Kanunun ek 6. maddesine göre teşhis işlemi yaptırılıp yaptırılmadığının karar yerinde tartışılmaması, itirafçı sanık konumunda olup aleyhe beyanları hükme esas alınan sanıkların tüm aşamalardaki ifade örneklerinin getirtilerek dosya arasına konulmaması, yaşanan olayda olduğu gibi şikayet imkanı var iken örgüte yüklü miktarda haraç ödememekle birlikte zaman zaman ihtiyaç maddesi temininin TCK’nın 28. maddesi kapsamında bir tehdit sonucu işlenmediğinden yardım suçunu oluşturacağının gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.

T.C.
Yargıtay
16.Ceza Dairesi

Esas : 2017/2830
Karar : 2018/325
Karar Tarihi : 06.02.2018

Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62,
58/9, 53, 63/1. maddeleri gereğince mahkumiyete dair
hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tahsin B. müşteki sıfatı ile 18.11.2014 tarihinde Tatvan İlçesi Polis Merkezine müracaat ederek, PKK/KCK terör örgütü adına gizli numaradan kendisini arayan kişinin örgüte haraç ödenmesi için kardeşi … ile birlikte tehdit edildiğini, esasen 2 ay önce de kardeşi …’in kaçırılıp 15 gün kadar örgüt tarafından alıkonulduğunu beyan ederek şikayetçi olmuştur.
Aynı gün ifadesine başvurulan … kaçırılma ve tehdit olayını teyit ederek 3 Trilyon Lira para getirmesi ve örgütsel faaliyetlere katılma koşulu ile serbest bırakılacağı söylenince, kurtulmak için koşulları kabul ettiğini beyan ederek, kendisini alıkoyan örgüt mensuplarının kod adlarını vererek, 08.04.2015 tarihli tutanakla da fotoğraftan teşhis işlemi yapmıştır. Sanık ve kardeşleri ile alacak verecek meselesinden dolayı husumetli olan … şüpheli olarak alınan ifadesinde bu kaçırılma olayını doğrulayarak, kendisinin ilgisi olmadığını savunmuştur.
Örgütten kaçan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunan … 12.09.2015 tarihli ifadesinde; kendi eylemleri ile ilgili beyanda bulunduktan sonra kollukta fotoğraftan teşhis ettiği sanık …’nın örgüte yardım eden kişilerden olduğu diğer ihtiyaç maddeleri ile birlikte 20-25 Ağustos 2015’te gübre ve mazot getirdiğini beyan etmiştir.
Yine itirafçı olmak isteyen … sanığın örgüt mensuplarıyla görüştüğünü beyan etmiştir.
Sanığın 10.01.2014 ve 15.02.2014 tarihli örgütsel toplantı ve gösterilere katıldığı kabul edilmiştir.
Yerel mahkeme sanığın eylem ve faaliyetlerini örgüt üyeliği olarak kabul ederek, suçun konusunun önemi ve işleniş şekli gerekçe gösterilerek temel cezayı teşdiden belirlemiştir.
Sanık ve müdafileri; fotoğraftan teşhisin yasaya uygun yapılmadığı, itirafçı sanıkların kendilerini cezadan kurtarmak için suç atfında bulundukları ve anlatımlarının çelişkili olduğu, suçun sübut ve vasfının belirlenmesinde hata yapıldığı gerekçelerine dayalı savunma yaparak temyiz itirazında bulunmuşlardır.
İstinaf yargılamasına tabii olan olayın hukuki açıdan değerlendirilip denetlenmesi sonucunda;
1-Şüphelinin kimliğinin tespitinde kullanılan fotoğrafın 2559 sayılı PVSK 5. maddesi gereğince elde edilmesi ve aynı Kanunun ek 6. maddesine göre teşhis işlemi yaptırılıp yaptırılmadığının karar yerinde tartışılmaması,
2-İtirafçı sanık konumunda olup aleyhe beyanları hükme esas alınan sanıkların tüm aşamalardaki ifade örneklerinin getirtilerek dosya arasına konulmaması,
Kabul ve uygulamaya göre;
a-Örgüt üyeliğinin kabulü için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması gerektiğinden, henüz örgütsel faaliyeti tespit edilmeksizin, örgüt tarafından kaçırılıp hürriyetinden alıkonulduktan sonra haraç ödemesi için tehdit edilmesi ve bu nedenle şikayette bulunulması nedeniyle tehditlerin devam ettiğinin anlaşılması karşısında; örgütün hiyerarşisine dahil olunduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, yaşanan olayda olduğu gibi şikayet imkanı var iken örgüte yüklü miktarda haraç ödememekle birlikte zaman zaman ihtiyaç maddesi temininin TCK’nın 28. maddesi kapsamında bir tehdit sonucu işlenmediğinden yardım suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
b-İstinaf kararında, suç tarihinin “05.01.2016” yerine “06.01.2016” olarak kabul edilmesi ve karar başlığında “2015” olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanığın tutukluluk halinin devamına, 06.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz.