Ceza Hukuku

Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme

Özet : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan; dosya kapsamıyla uyumlu mahkemenin kabulüne göre, PKK/KCK silahlı terör örgütü adına suç işlediği kabul edildiği halde TCK 314/3 ve 220/6 delaletiyle TCK 314/2 hükümlerine göre cezalandırma cihetine gidilmesi gerekirken suç örgütleri hakkında uygulama olanağı bulunan TCK 220/2-6 gereğince hüküm kurulmak suretiyle kabul ile uygulama arasında çelişki yaratılarak sanık hakkında eksik ceza tayini bozmayı gerektirmiştir.

T.C.
Yargıtay
16.Ceza Dairesi

Esas : 2017/2825
Karar : 2018/639
Karar Tarihi : 02.03.2018

Suç : Suç işlemeye tahrik, Suç ve suçluyu övme, Halkı kin ve düşmanlığı tahrik etme, Terör örgütünün propagandasını yapma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
Hüküm : 1-Suç işlemeye alenen tahrik suçundan; TCK’nın 214/1, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2-Suç ve suçluyu övme suçundan; TCK’nın 215/1, 53/1.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
3-Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçundan; TCK’nın 216/1, 43/1, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
4-Terör örgütünün propagandasını yapma suçundan; 3713 sayılı Kanunun 7/2-2. cümlesi ve TCK’nın 53/1. maddesi uyarınca mahkumiyet
5-Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan; TCK’nın 220/2-6, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Suç işlemeye alenen tahrik suçundan;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, suç ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme ve terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde aşağıdaki hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan;
Dosya kapsamıyla uyumlu mahkemenin kabulüne göre, PKK/KCK silahlı terör örgütü adına suç işlediği kabul edildiği halde TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2. maddesi hükümlerine göre cezalandırma cihetine gidilmesi gerekirken, suç örgütleri hakkında uygulama olanağı bulunan TCK’nın 220/2-6 maddesi gereğince hüküm kurulmak suretiyle kabul ile uygulama arasında çelişki yaratılarak sanık hakkında eksik ceza tayini,
2-Suç ve suçluyu övme suçundan;
08.10.2014 tarihinde Kobani olaylarını protesto etmek amacıyla Erzincan ilinde basın açıklaması sonrasında yapılan gösterilerde 8 kişinin gözaltına alınması üzerine, sanığın Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde “Enes Bediz Karakoluna gidilerek gözaltında bulunan arkadaşlara destek sağlamalarını” talep etmekten ibaret olayda, suçu ve suçluyu övme suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilerek, sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçundan;
Sanık tarafından “10 Kürt çocuğunun polis tarafından katledildiği…. Bu tehdit kürtlere karşı savaş ilanıdır….” şeklindeki paylaşımın Türkiye Cumhuriyeti Devleti emniyet teşkilatını Kürtlere karşı katliam yapan kurum olarak göstermek suretiyle, TCK’nın 301/2 maddesindeki suçun unsurlarının oluştuğunun kabulü yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan hüküm kurulması,
4-Terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan;
a)Sanık hakkında 3713 sayılı Kanunun 7/1 maddesi gereğince kamu davası açıldığı halde sanığa ek savunma hakkı vermeksizin aynı Kanunun 7/2 maddesi gereğince hüküm kurularak CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
b)Kabul ve uygulamaya göre;
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlendiğinin kabul edilmesine rağmen sanık hakkında TCK’nın 43/1 maddesinin uygulanmaması,
5-Uygulamaya göre;
Kurulan mahkumiyete dair hükümlerde; TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın da saklı tutulmasına, 02.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz.