Ceza Hukuku

TCK MADDE 156 BEDELSİZ SENEDİ KULLANMA

Bedelsiz kalmış bir senedi kullanan kimseye, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.

TCK MADDE 156’NIN GEREKÇESİ

Madde, borçlusunca ödenmiş ve bir suretle elde kalmış senedi, kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi kullanan, örneğin ödenmesi için icraya başvuran veya başkasına devreden kimseyi cezalandırmaktadır.
Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiilinin de aynı suçu oluşturacağında kuşku yoktur.
Maddede tanımlanan suçun kovuşturulması zarar görenin şikâyetine bağlı tutulmuştur.

TCK MADDE 156 İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

Yargıtay

  1. Ceza Dairesi

Esas : 2017/36720
Karar : 2019/9147
Karar Tarihi : 30/09/2019

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hırsızlık, bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dolandırıcılık, hırsızlık, bedelsiz senedi kullanma suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar …., … ve …’un kendileri tarafından işletilen konfeksiyon atölyesini, eşyelerı ile birlikte katılan …’e 01/01/2009 tarihinde 24 adet sıralı senet karşılığı toplam 40.000 TL bedelle devrettikleri, söz konusu iş yerinin sanıklar tarafından işletildiği dönemde …’a yaklaşık olarak 16.000 TL borcunun olduğunun tespit edilmesi üzerine sanıkların elektrik borcunu … kurumuna ödeyeceklerini beyan etmelerine rağmen söz konusu elektrik borcunu ödemedikleri … ile olan hukuki sorunun çözülememesi üzerine, iş yerinin katılan … tarafından sanıklara iade edilerek iş yerini devralırken düzenlemiş olduğu senetleri talep ettiği, sanıkların katılan …’e devretmiş oldukları iş yerinde bulunan eşyaları alarak ….’un ikamet etmiş olduğu evin altında bulunan dükkana taşıdıkları, ayrıca sanıkların iş yeri devralınırken verilen 01/01/2009, 01/02/2009, 01/03/2009, 01/04/2009, 01/05/2009, 01/06/2009, 01/07/2009, 01/08/2009 tarihli 8 adet 1.500 TL bedelli senetle ilgili olarak Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’nde icra takip işlemi başlattıkları, bu şekilde sanıkların, hırsızlık, bedelsiz senedi kullanma ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edilen olayda; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlemediklerine dair savunmalrı, katınalrın beyanlkarı, tanık anltımları ve dosya kapsamına göre; sanıkların üzerlerine atılı suçların unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın hukuk nitelik arz ettiği anlaşıldığından, sanıklara isnat edilen eylemlerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanıklara isnat edilen eylemlerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin, herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 30/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay

  1. Ceza Dairesi

Esas : 2017/13886
Karar : 2019/9146
Karar Tarihi : 30/09/2019

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz Senedi Kullanma
HÜKÜM : Beraat

Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kiracısı olan katılanın, kira borcuna karşılık vermiş olduğu senetlerden olan 28.02.2007 ödeme tarihli, 10.937 TL bedelli ve 28.02.2008 ödeme tarihli ve 13.670 TL bedelli senetler için Adana 9. İcra Müdürlüğü’nün 2006/2350 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi yaptığı, bu icra takibindeki borç anlaşmak sonucu ödenerek, katılanın ibra edildiği, ancak sanığın, daha sonra kendisinde bulunan aynı senetler hakkında bu kez Adana 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1008 sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine ilişkin usulde icra takibi başlattığı, bu icra takibine ait ödeme emrinin Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre katılana 25/05/2009 tarihinde tebliğ edildiği, katılan durumdan satış safhasına gelindiğinde haberdar olarak, şikayetçi olduğu, bu şekilde sanığın bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın savunmalarında katılana yer kiraladığı ve katılandan bu kira alacaklarına ilişkin senetler aldığını, Adana 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1008 sayılı dosyası ile Adana 9. İcra Müdürlüğü’nün icra takibine konu edilen senetlerin farklı senetler olduğunu, teknik olarak bilmediği için 2004 ve 2005 yılı vadeli senetler ile ilgili ilamsız takip yaptığını ve İcra Müdürlüğü tarafından senet belirtilmek suretiyle hazırlanan belgenin talebi ile hazırlanmadığını belirtmesi, katılanın da sanığa birden çok senet verdiğini beyan etmesi, Adana 9. İcra Müdürlüğü’nden gelen yazı cevabında 2006/2350 sayılı dosyasında hangi iki senedin takibe konu edildiğinin anlaşılamadığının bildirilmesi, sanığın 2006 yılında 9. İcra Müdürlüğü’nde ilamsız takip ile 24.607 TL bedelli icra takibi yapmış olmasına karşın, sanığın da imzasının bulunduğu 14/02/2008 tarihli feragat belgesinde herhangi bir senet belirtilmeksizin alacaklının alacağını haricen tahsil ettiğinin yazılmış olması, 2008 ve 2007 vade tarihli iki ayrı senet bedeli toplamının, 2004 ve 2005 ödeme tarihli senetlerin bedelleri toplamının eşdeğer olması, borcun kira borcu olması nedeniyle miktarların eşdeğer olması, tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı bedelsiz senedi kullanmak suçunu işlediği sabit olmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay

  1. Ceza Dairesi

Esas : 2017/3597
Karar : 2019/8848
Karar Tarihi : 26/09/2019

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik, bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Düşürülme, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlardan … ve … vekilinin 16/10/2014 tarihinde tefhim olunan hükmü, CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra ve 07/11/2014 günlü dilekçesi ile temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE 26/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hoş geldiniz. Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.