Ceza Hukuku

TCK MADDE 112 EĞİTİM VE ÖĞRETİM HAKKININ ENGELLENMESİ

Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla;
a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,
b) Kişinin eğitim ve öğretim hakkını kullanmasına,
c) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına, engel olunması hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolur.

TCK MADDE 112’NİN GEREKÇESİ

Madde metninde eğitim ve öğretimin engellenmesi suç olarak tanımlanmıştır.

TCK MADDE 112 İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

Yargıtay

  1. Ceza Dairesi

Esas : 2014/34214
Karar : 2017/16704
Karar Tarihi : 5.06.2017

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
TCK’nın 112.maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu ancak özel kastla işlenebilir. Failin, mağdurun eğitim ve öğretim hakkını ihlali bilinç ve iradesinin olması gerekir. Failin böyle özel bir kastı yoksa, yorum yoluyla bu suçun manevi unsurunun varlığı kabul edilemeyecektir. Sanığın, sadece kızının evde unuttuğu beslenme çantasını vermek için ders saati içinde sınıfa girmesi nedeniyle, sınıf öğretmeni olan müşteki ile tartışmasından ibaret olan eylemde, sanığın eğitim ve öğretimin engellemesi özel kastının ne şekilde gerçekleştiği açıklanıp tartışılmadan yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay

  1. Ceza Dairesi

Esas : 2007/2414
Karar : 2007/394
Karar Tarihi : 22.5.2007

• EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN ENGELLENMESİ ( Başörtülü Öğrencilerin Okula Alınmaması Yönündeki Valilik Emrini Yerine Getiren Okul İdaresinin Okulun Bahçe Kapılarını Kapatması Üzerine Sanık Velilerin Okul Bahçesine Girerek Okulda Bir Süre Eğitime Ara Verilmesine Neden Olması )
• LEHE OLAN HÜKÜMLERİN UYGULANMASI ( Eğitim ve Öğretimin Engellenmesi Suçunda Yeni TCK’nun Hükümlerinin Değerlendirilmesi Gereği )
• BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİLERİN OKULA ALINMAMASI ( Valilik Emrini Yerine Getiren Okul İdaresinin Okulun Bahçe Kapılarını Kapatması Üzerine Sanık Velilerin Okul Bahçesine Girerek Okulda Bir Süre Eğitime Ara Verilmesine Neden Olması Eğitim ve Öğretimin Engellenmesi Suçunu Oluşturduğu )

Başörtülü öğrencilerin okula alınmaması yönündeki valilik emrini yerine getiren okul idaresinin okulun bahçe kapılarını kapatması üzerine, sanık velilerin fikir birliği ve organize olmadan okula girmeyen veli ve öğrencileri yönlendirip slogan attırdıkları ve tel örgüleri kesip okul bahçesine girerek okulda bir süre eğitime ara verildiği anlaşılmakla, eylemin 765 sayılı Yasa’nın 188/7. madde yollamasıyla 188/8. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmelidir.
Öte yandan, 5237 sayılı Kanun’un 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca sanıkların hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesi gerekir.

DAVA : Eğitim ve öğretim çalışmalarının kesilmesine haksız eylem ve davranışlarıyla sebebiyet verme suçundan sanıklar Yaşar, İsmail, Mustafa’nın yapılan yargılamaları sonunda; beraatlerine dair ( Bursa Birinci Ağır Ceza Mahkemesi )’nden verilen 17.05.2006 gün ve 488 esas, 211 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi yerel C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı’ndan tebliğname ile 09.03.2007 günü Daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Olay günü B. A. İmam Hatip Lisesi’nde başörtülü öğrencilerin okula alınmaması yönündeki Valilik emrini yerine getiren okul idaresi tarafından bahçe kapıları kapatılarak derse başlanıldığı sırada, bu okulda çocukları okuyan sanıkların fikir birliği ve organize içerisinde olmadan, okula girmeyen öğrencileri ve velileri yönlendirerek slogan attırdıkları ve bahçe duvarındaki tel örgüler de kesilerek grubun okul bahçesine girmelerinin sağlandığı ve bu şekilde gelişen olayların neticesinde okulda bir süre eğitime ara verildiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK’nın 188/7. madde ve fıkrası delaletiyle 188/8. madde ve fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde beraatlerine karar verilmesi,
Buna göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinde “zaman bakımından uygulama”, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesinde “lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanun’un 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Kanun’un 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca sanıkların hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş yerel C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı sistem bozulmasına 22.05.2017 gününde oy birligi ile karar verildi.

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için uygun bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.