loader image

Mirasın Reddi Davası Hasımsız Açılabilir

Mirasın reddi davası, bir kişinin mirası reddetme isteğini ifade eden bir hukuki süreçtir. Bu dava genellikle mirasın avantajlarından ziyade, mirasa bağlı borçlardan veya diğer yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla açılır. Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre, mirasın reddi davası, hasımsız olarak yani karşı tarafın katılımı olmadan açılabilir.

Mirasın Reddi:

Mirasın reddi, miras bırakan varislerinin, haklarını kabul etmeme veya bir süre sonra reddetme hakkına sahip olma anlamına gelir. Mirası reddeden kişi, kaynağından yararlanmaktan kaçınır, ancak aynı zamanda mirasa bağlı borçlardan da sorumlu olmaz.

Hasımsız Miras Reddi Davası:

Hasımsız miras reddi davası, miras bırakanın varisleri arasında bir anlaşmazlık veya ihtilaf yapılmaması açılabilir. Bu durumda, varislerin reddedilmesi talep edildiğinde, mahkemeye başvurularak bunların reddini talep edilebilir.

Hasımsız Miras Reddi Davasının Süreci:

  • Davaya Yetkili Mahkeme: Hasımsız miras reddi davası, TMK’ya göre Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılıyor. Açıklanan nedenlere dayanılarak reddedilmesi talep edilir.
  • Dava Dilekçesi: Varis, hasımsız miras reddi davasının açılması talep edildiğinde, bir avukat aracılığıyla veya bireysel olarak mahkemeye dava dilekçesi sunulur. Dilekçede, uygulamanın neden reddedildiği ve bu kararın iptal edilme süreci açıklanır.
  • Mahkeme İncelemesi: Mahkeme, dava dilekçesini inceledikten sonra talebin geçerli olup olmadığını inceliyor. Hukuki nedenler ve sonuçlar göz önüne alındığında mahkeme kararı verir.
  • Mirasın Reddi Kararı: Mahkeme, varisinin reddini reddetme talebini uygun bulursa, yerinin reddedildiğine dair bir karar verir. Bu karar, veriminin gerçekten reddedildiğini ve varisinin mirasa dahil olmadığını ilan eder.

Mirasın Reddi Sonrası Durumu:

Mirasın reddedilmesi, reddeden kişinin miras bırakma haklarından vazgeçmesi anlamına gelir. Bu durumda, miras bırakanın mal varlığı, kanunen kayıtlı miras hükümlerine göre paylaşılır veya miras bırakılan borçlardan dolayı sorumluluklar varisler arasında paylaştırılır.Özetle, hasımsız miras reddi davası, miras bırakanların varisleri arasında bir kesinti olmaksızın bir kısmın reddedilmesi talebinde bulunulan bir hukuki dosya. Mahkemeye başvurmanın reddi, varisin hem işleyişinin aksamasından kaçınmasını hem de mirasa bağlı aktarımlardan korunmasını sağlar.

Uygulama ve Değişkenlik:

Mirasın reddelenmesi durumu ve hasımsız açılabilme durumu, çevresel değişimde değişiklik gösterir. Her ülkenin hukuki sistemi, bu tür davalara farklı çözümler benimseyebilir. Bu nedenle, bu tür bir davanın açılmasından önce, ilgili ülkedeki yasal düzenlemeler ve mahkemeler hakkında bilgi toplanması önemlidir.

Mirasın Reddi ve Hukuki Temelleri:

  1. Mirasın İncelenmesi: Bir kişi vefat ettiğinde, varisleri veya mirasçıları genellikle kabul ederler. Ancak, ilişkiyi kabul etmek zorunlu değildir.
  2. Mirasın Reddi Hakkı: Miras bırakan kişinin varisleri, haklarını kabul etmek yerine haklarını reddetme hakkına sahiptir. Mirası reddetmek, varisleri mirastan feragat etmeye ve onların kendilerine geçmemesi için bir seçenek sunar.
  3. Hasımsız Mirasın Reddi: Mirasın reddi durumu genellikle hasımsız bir şekilde açılabilir. Bu, miras bırakan kişinin varisleri veya mirasçıları arasında ayrılma olmadan, bir varisinin ayrılmasını reddetmeden ayrılmadan gelir.

Yargıtay
14.Hukuk Dairesi

Esas : 2015/7192
Karar : 2015/10452
Karar Tarihi : 16.11.2015

“İçtihat Metni”

Davacı vekili tarafından, 14.05.2007 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 13.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, murisi S… D…’tan intikal eden mirası kayıtsız ve şartsız reddettiğini beyan ederek, bu hususun tespit ve tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nın 605/1. maddesi uyarınca hasımsız olarak açılan mirasın gerçek reddine ilişkindir. Mirasın gerçek reddinde, mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı, bozucu yenilik doğurucu hak niteliğinde olup, sulh hakimi tarafından tutanakla tespit edilmekle hukuki sonuç doğurur. Böyle bir davada sulh hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve reddedenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek; süre koşuluyla mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, TMK’nın 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir.
Mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin dilekçe sulh hakimine ulaştıktan sonra, davacının ayrıca duruşmaya gelmesine ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmadığı halde HMK’nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmişitr.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz talebinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.