İdare Hukuku

Hükmen Reddi Miras Nasıl Yapılır Yargıtay Kararı

Yargıtay
4.Hukuk Dairesi

Esas : 2016/1060
Karar : 2016/8298
Karar Tarihi : 23/06/2016

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … aleyhine 01/07/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/01/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının … Devlet Hastanesinde sayman mutemedi olarak görev yaptığını, davalının yaptığı işlemler ile zimmetine para geçirdiğini ve kurumu zarara uğrattığını belirterek kurum zararının ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı …, yargılama devam ederken 17/02/2013 tarihinde vefat etmiştir. Veraset ilamı ile belirlenen mirasçıları usulüne uygun olarak davaya dahil edilmiştir.
Davalı mirasçı …, cevap dilekçesinde, murisleri … ile herhangi bir maddi ve manevi bağlarının olmadığını, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve ceza dosyası benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 maddesi gereğince; “Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır” Mirası hükmen reddetmiş sayılan kişi, tereke alacaklıları aleyhine husumet yönelterek bu durumun tespitini isteyebileceği gibi, bu husus def’i yolu ile de ileri sürülebilir.
Davaya konu edilen olayda, davalı …’nun verdiği cevap dilekçesinde ve davalıların verdikleri temyiz dilekçelerinde, mirasbırakanın terekesinin borca batık ve ödemeden aczinin açıkça belli olduğunu dile getirmişlerdir. İşte bu halde mirasın reddedilmiş olduğunun kabulü gerekir.
Açılmış bir davada ileri sürülen bu savunmanın 6100 sayılı HMK’nın 163 ve devamı maddelerine göre ön sorun şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. Şu durumda davalıların terekenin borca batık olduğuna ilişkin gösterecekleri tüm deliller toplanıp savunma doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar lehine BOZULMASINA 23/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hoş geldiniz. Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.