Trafik Kazası

Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Belirsiz Alacak Davalarında, Talebin Kalem Kalem Açıklanması Gerekmez

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

8.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2019/1662
KARAR NO : 2019/1179

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; 11/06/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıya sigortalı … plakalı aracın kusurlu olarak ani dönüş yapması sonucunda, müvekkilinin hakimiyetindeki … plakalı otomobile çarpması sonucu, müvekkilinin yaralanmasına ve maluliyetine sebep olduğunu, müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle yaralandığını ve malul kaldığını, bu sebeple müvekkilinin beden gücü kayıp oranına göre belirlenecek zararının davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkilin tedavi gördüğü süreçte tam malul kaldığından bu dönem için davalının bakıcı gideri ödemesi gerektiğini, müvekkilin kaza sonucunda belirli oranda iş göremez kaldığını ve geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan zararı davalının sigorta teminatlarından sakatlık teminatı kapsamında kısmen tazmin edilmiş ise de, maluliyete bağlı olarak ortaya çıkan ve tedavi giderleri kapsamında karşılanması gereken bakıcı gideri ve diğer tedavi giderleri bakımından oluşan zararın tazmin edilmediğini belirterek, HMK 107. maddesi gereğince, belirlenecek bakıcı gideri tazminatı, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleticek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin …plakalı aracın ZMMS Trafik Poliçesini düzenlediğini, trafik kazalarından doğan tedavi masrafları ile geçici iş göremezlik tazminatından SGK’nın sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin yükümlülüğü sona erdiğini, müvekkilinin sürekli iş göremezlik zararından sorumluluğunun ise poliçe limiti dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; dava dilekçesinde hangi kalem yönünden ne miktarda tazminat talep edildiğinin açıklanmadığı, bu nedenle dava dilekçesinin zorunlu unsurlarından olan açık bir şekilde talep sonucu dilekçede olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/2 maddesi uyarınca davacı vekiline talep sonucunu açıklamak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde talep sonucunu açıklar dilekçe sunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri; TBK’da ölüm ve cismani zarar kalemlerinin tek bir alacak olarak tanımlandığı, dava dilekçesinde hangi kalem alacak yönünden ne miktarda tazminat talep edileceğinin açıklanması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu, yalnızca 23/03/2017 tarihli ATK raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı hususlarına ilişkindir.

Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkin bulunmaktadır.

Dava dilekçesi ile davanın HMK 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılmasına, belirsiz alacak davasında davacının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirterek dava açabilmesine, davacının açtığı dava ile trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talep ettiğini açıkça belirtmesine, dava açılmadan önce talep edilen hususlarda ne kadar bir tazminat alacağı bulunduğunu bilmeyen davacı tarafından yargılama sırasında belirlenecek miktar üzerinden talebini artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla asgari bir miktar olarak dava değerinin 1.000,00-TL olarak belirtilip bu miktar üzerinden harç yatırılmış olmasına, bu anlamda davacının talep sonucunu açık ve net olarak ortaya koymuş olmasına göre, Mahkemece kusur ve maluliyet durumuna ilişkin rapor yeterli görülüyorsa, dosyanın tazminat hesabı yapılmak üzere uzman bilirkişiye gönderilmesi yerine, davacıya usule aykırı olarak talep sonucunun açıklanması hususunda kesin süre verilmesi ve bu süre içinde talep sonucunun açıklanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı bulunmaktadır.
Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-a/5 maddesi gereğince kabulüne, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, dosyanın yargılamaya devam edilmesi amacıyla Mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz.