Aile Hukuku

Boşanmada Yargılama Usulü – Gaziantep Avukat

Kararda tarafların kusurları gerekçeli olarak yazılmalıdır.
“yapılan yargılamada yerel mahkeme dayanılan ve kusur kabul edilebilecek vakıalardan hangisinin hangi delillerle kanıtlandığını, kanıtlanamayan vakıaların hangileri olduğunu, tarafların kusurlu davranışları varsa nelerden ibaret olduğunu ve tarafların kusurlarını Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde gerekçeli olarak açıklamak zorundadır. Mahkemece bu şekilde bir gerekçeli karar yazılmamıştır.”

Yargıtay
2.Hukuk Dairesi

Esas : 2019/1576
Karar : 2019/8403
Karar Tarihi : 09.09.2019

Karşı tarafın elde ettiği boşanma kararı temyiz edilmemişse diğer tarafın boşanma davası hakkında konusuz kaldığına dair karar verilir
“mahkemece yapılması gereken iş, usulüne uygun şekilde gerekçeli hüküm oluşturmak, ayrıca davalı-karşı davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile verilen boşanma hükmü temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle usülen kesinleşmiş olup, erkeğin boşanma davası konusuz kaldığından, erkeğin boşanma davası hakkında “Konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurmak, erkeğin boşanma davası ile ilgili yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden haklılık durumuna göre bir karar vermekten ibarettir (HMK m.331)”

Mahkeme kararında her bir talep hakkında ne karar verildiği açıkça anlaşılmalıdır
“Hükmün sonuç kısmında,gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir (HMK m. 359/2). Yasal gereklilik böyleyken davacı-davalı kadının istinaf talepleri hakkında bir karar verilmemesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay
2.Hukuk Dairesi

Esas : 2018/8108
Karar : 2019/7976
Karar Tarihi : 02.07.2019

Süresinden sonra maddi-manevi tazminat talep etmek
Taraflar, cevaba cevap ve 2. cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK. m. 141/1). Davacı kadın dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmamış, süresinden sonra dosyaya sunduğu dilekçesiyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, davalı tarafın ise bu taleplere muvafakati olmamıştır. İş bu talepler iddianın ve savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Davacı kadın tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. O halde, davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK. m.174/1-2) talepleri hakkında “Karar verilmesine yer olmadığına” kararı verilmelidir.

Yargıtay
2.Hukuk Dairesi

Esas : 2018/5972
Karar : 2019/6461
Karar Tarihi : 21.05.2019

Sonradan açılan boşanma davalarının birleştirilmesi
Davalı erkek tarafından 26.04.2018 tarihinde açılan ve halen Ankara 10. Aile Mahkemesinin 2018/406 esas sayılı dosyasında görülmekte (derdest) olan boşanma davası ile davacı kadın tarafından 15.07.2015 tarihinde açılan ve temyize konu boşanma davası arasında, biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğundan, aralarında bağlantı mevcut olup (HMK m.166/4) her iki davanın birlikte görülmesi zorunludur. Aynı yargı çerçevesinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirileceği hususu da dikkate alınarak, mahkemece başkaca bir yasal engel ortaya çıkmadığı takdirde her iki dava dosyasının birleştirilmesine karar verilip, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra her iki dava yönünden bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

Yargıtay
2.Hukuk Dairesi

Esas : 2019/816
Karar : 2019/6466
Karar Tarihi : 21.05.2019

Tarafların boşanma hükmü yönünden istinafa gitmeden sadece gerekçeden istinaf yoluna başvurabileceği
“Bölge adliye mahkemesi “….Boşanma kararının istinaf edilmemesi nedeniyle kusur oranı kesinleştiğinden, taraflardan birinin nafaka ve tazminat yönünden kusura itiraz etmesi sonuca etkili değildir. Kesinleşmiş mahkeme kararı ile tarafların kusuru belirlendiğinden kesin hükmün bağlayıcılığı kuralı gereği bundan sonra bu konuda yeniden inceleme yapılamaz. Boşanma davasındaki kusur belirlemesi tarafları bağlar….” şeklinde gerekçe ile ilk derece mahkemesinin kusur belirlemesinin kesinleşmiş olması nedenine dayalı işin esasını incelemeksizin reddetmiştir.

Somut olayda; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkek tam kusurlu bulunmuş, buna ilişkin gerekçeye dayalı olarak da boşanmaya ve ferilerine karar verilmiştir. Hüküm davalı erkek tarafından açıkça kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlara ilişkin istinaf edildiğinden ilk derece mahkemesince tespit edilen kusur durumunun yazılı olduğu gerekçe bölümü aleyhine olağan kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle şekli anlamda kesinleşmediği ve HMK m. 303/1 maddesi gereği şekli anlamda kesinleşmeyen bir hükmün maddi anlamda da kesin hüküm oluşturmadığı dikkate alınmaksızın kesin hükmün varlığına davalı olarak bölge adliye mahkemesince; davalı erkeğin kusur belirlemesine ilişkin itirazının esası incelenmeksizin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.”

Yargıtay
2.Hukuk Dairesi

Esas : 2019/2656
Karar : 2019/6328
Karar Tarihi : 20.05.2019

Harç yatırılmasının ihtar edilmesi gereği
Davalı-karşı davacı kadın, cevap dilekçesiyle karşı boşanma davası açmıştır. Mahkemece kadının karşı boşanma davası yönünden Harçlar Kanunu’nun 30-32. maddeleri gereğince işlem yapılmadan bir başka deyişle karşı dava yönünden harcın ikmal edilmemesinin sonuçları ihtar edilmeksizin davalı-karşı davacı kadının boşanma davası ve fer’ileri hakkında usule uygun olarak dava açılmadığı gerekçesiyle; “Karar verilmesine yer olmadığına” kararı verilmesi usule ve kanuna aykırı olmuştur.

Yargıtay
2.Hukuk Dairesi

Esas : 2018/6050
Karar : 2019/4732
Karar Tarihi : 16.04.2019

Davanın konusuz kalması halinde yargılama ücreti ve masraflar
Davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasında verilen boşanma hükmü, davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz incelemesi talep edilmeyerek kesinleştiğinden, kadının davasındaki boşanma talebinin konusuz hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kadının boşanma davasının esası hakkında bir karar verilemeyecektir. Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki, tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerini takdir ve tayin eder (HMK m. 331/1). Bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Yargıtay
2.Hukuk Dairesi

Esas : 2019/139
Karar : 2019/4335
Karar Tarihi : 09.04.2019

Feragatin yapılabileceği tarih
Davacı erkek mahkemeye hitaben sunmuş olduğu 25/12/2018 havale tarihli temyiz dilekçesiyle, davalı eşi ile barıştığını, açmış olduğu davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 311. maddesine göre feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 310. maddesi uyarınca ise feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Davacı erkek tarafından verilen 25/12/2018 havale tarihli temyiz dilekçesi davadan feragat niteliği taşıdığından bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

Yargıtay
2.Hukuk Dairesi

Esas : 2019/1907
Karar : 2019/3957
Karar Tarihi : 03.04.2019

Dava dilekçesinde yer almayan sebebe dayanarak gerekçe kurulamaz

davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak isnat olunan bir diğer vakıa olan üç ay boyunca başka bir kadını eve getirerek davalı-karşı davacıyı bu kadınla yaşamaya zorladığına dair vakıaya da davalı-karşı davacı kadın tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulünce dayanılmadığı, davalı-karşı davacı kadın tarafından usulünce ileri sürülmeyen bu vakıanında davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği

Yargıtay
2.Hukuk Dairesi

Esas : 2019/748
Karar : 2019/3459
Karar Tarihi : 26.03.2019

Gerekçeli kararın tefhim edilen karara aykırı olması
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı kanunun 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde davalı-karşı davacı kadının ziynet alacağı davası yönünden yalnızca ziynet eşyalarının toplam bedeli yazılmak suretiyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz.