Ceza Hukuku

TCK MADDE 314 SİLAHLI ÖRGÜT SUÇU

1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.

TCK MADDE 314’ÜN GEREKÇESİ

Maddenin birinci fıkrasında, bu fıkra kapsamına giren suçları işlemek amacıyla silâhlı örgüt kurmak veya yönetmek, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. İkinci fıkrada ise, bu nitelikleri taşıyan örgüte üye olmak, ayrı bir suç olarak yaptırım altına alınmıştır.
Maddede geçen temel kavram örgüttür. Dikkat edilmelidir ki, genel olarak suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgüte üye olmak, kanunda yaptırım altına alınmış olmasına rağmen; bu maddede, işlenmesi amaçlanan suçlar bakımından bir sınırlama getirilmiştir. Keza, her iki suç arasında örgütün niteliği bakımından da farklılık bulunmaktadır. Bu madde kapsamına giren örgütün silâhlı olması gerekmektedir. Başka bir deyişle, silâh, bu suçun bir unsurunu oluşturmaktadır. Ancak, örgütün bütün mensuplarının silâhlı olmaları zorunlu değildir; hedeflenen suçların işlenmesini sağlayabilecek derecede olmak üzere bazı üyelerin silâhlı olmaları, suçun oluşması için yeterlidir. Her hâlde silâh sayısının suçun oluşması bakımından yeterli olup olmadığının takdiri de hâkime aittir.
Maddenin üçüncü fıkrasında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümlerin, bu suç açısından da aynen uygulanacağı kabul edilmiştir.
Bu suça ilişkin diğer hususlar hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçuna ilişkin madde gerekçesi ile bu suçla bağlantılı etkin pişmanlık hükmünün gerekçesine bakılmalıdır.

TCK MADDE 314 İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

Yargıtay
16.Ceza Dairesi

Esas : 2016/5047
Karar : 2016/4927
Karar Tarihi : 26.09.2016

1-)Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incemesinde;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-)Sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Silahlı terör örgütünde ”Jiyanda Koçer” kod adı ile faaliyet gösteren sanığın, askeri ve ideolojik eğitim aldığı kampa geçici köy korucusunun kaçırılarak getirildiği, kampta iken Nihat’ın tutulduğu sığınakta başında nöbet tuttuğu eylemde olayın oluşu, eylemdeki sanığın konumu hürriyeti tahdit eylemine baştan itibaren iştirak etmemesi karşısında sanığın TCK’nın 302. maddesinde düzenlenen Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden ve amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olmadığı,
Ancak; eyleminin bir bütün halinde silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturacağı, suçun işleniş biçimi, tehlikenin ağırlığı da nazara alınarak cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi bağlamında teşdit sebebi kabul edilerek alt sınırdan uzaklaşılarak TCK’nın 314/2. maddesinden ceza tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, sanık müdafilerinin tahliye talebinin reddine, 26.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay
9.Ceza Dairesi

Esas : 2012/8581
Karar : 2014/3211
Karar Tarihi : 17.03.2014

Sanığın eşi G. A. (E.)’ın beyanları, 05.03.2008 tarihli arama sırasında ele geçirilen örgüt yayınları, örgütsel propaganda içeren rozetler, stikırlar ve örgütsel dökümanlar, 09.05.2008 tarihli ekspertiz raporu, kısmi ikrar içerir sanık savunması, sanığın örgütsel geçmişi ile tüm dosya kapsamından, sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer alıp eylem ve faaliyetleri itibariyle silahlı terör örgütünün üyesi olup TCK’nın 314/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından bahisle beraatine karar verilmesi,

Sonuç : Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hoş geldiniz. Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.