İş Hukuku

İşe iade – güven ilişkisini zedeleyen davranışlar

Özet:
Davalı şirkette uzun yıllar tıbbi tanıtım sorumlusu olarak çalışan davacı işçinin facebook kişisel sayfasına şirketin üretmediği ve başka firmalar tarafından üretilen ürünlerin tanıtımlarına ilişkin yazıların konulmasına müsaade etmesi güven ilişkisini zedeleyici nitelikte davranıştır.
T.C.
Yargıtay
7. Hukuk Dairesi
Esas No:2013/17272
Karar No:2013/12524
K. Tarihi:3.7.2013
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise davacının facebook sayfasında “W. insulin pompası artık Türkiye’de L. ve S.ürünü setlerde ve cihazda fark ödemenize gerek yok”, “rezervuar ve infizyon setlerine para vermiyorsunuz, fark yok çünkü biz bu işi fark çıkmasın sizlere yardımcı olabilmek adına iki yıldır kopartmaya çalışıyorduk ve başardık artık hizmetinizde, paranız sizde kalsın Türkiye Cumhuriyeti’nin ödediği miktar yetiyor, fark alınacak bir durum kalmadı”, “J. Hanım, ilginiz için teşekkür ederiz pek yakında W. Türkiye Facebook adresinde veya …. Adresinden de bizlere ulaşabilirsiniz” şeklinde yazılar yazdığı, bu durumun iş sözleşmesine aykırılık olup yapılan feshin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, “……yazının Ü.O. tarafından yazıldığı, bir an için davacı tarafından yazıldığı kabul edilse bile davalı şirketin bahsedilen insulin pompaları üretip ve satışını yapmadığı, işverenle rekabet içine girmediği, bu durumun başka bir işte çalışma olarak da değerlendirilemeyeceği, iş sözleşmesinin feshinin geçerli ve haklı nedene dayanmadığı” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmıştır.
Davacı, tıbbi tanıtım sorumlusu olarak yaklaşık 16 yıldan beri davalı şirket bünyesinde çalışmıştır.
İş sözleşmesi, cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere davacıya ait face-book kişisel sayfası üzerinden yazılan yazılar ve içeriklerinin iş sözleşmesinin 4.maddesine aykırı davranış olup şirket dışında bir firma adına yaptığı tanıtım ve faaliyetler nedeniyle iş sözleşmesinin temelini teşkil eden güven ilişkisinin zedelendiğinden bahisle feshedilmiştir.
Davacı, fesih öncesi alınan savunmasında “bahsi geçen facebook profilinin herkese açık olup bahsedilen işin muhatabı ve sahibinin eczacı Ünal olduğunu, kendisinin aile dostları olduğunu, facebook şifresi ve kullanıcı adını başta eşi, birçok kuzeni ve Eczacı Ü’.de mevcut olduğunu, söz konusu kişilerin zaman zaman bilgisi dahilinde ya da dışında paylaşımlarda bulunduklarını, bahsi geçen birçok paylaşımın kendisi tarafından değil Eczacı Ü.’ye ait olduğunu, şirket ve ürünleri dışında hiçbir şirket adına resmi ve gayri resmi olarak hiçbir tanıtım ve pazarlama faaliyetinde bulunmadığını, kimseden çıkar sağlamadığını, özel de olsa facebook adresini aktif kullanmamakta olduğunu” beyan etmiştir.
Dinlenen davacı tanıklarından Ü.O., söz konusu yazıları kendisinin yazdığını, gerek davacının gerekse kendisinin ürünün alım-satım işinin olmadığını beyan etmiş iken diğer davacı tanıklarının ise yazılan yazılar ile ilgili bilgileri olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanmış iş sözleşmesinin 4. maddesinde “….görevli olduğu süre içinde ivazlı veya ivazsız başka hiçbir yan işte çalışamaz” hükmü bulunduğu görülmüştür.
HUKUK MEDENİYETİ
İçtihat, Haber, Forum Arayın..
Anasayfa Yargıtay Hukuk Dairesi Kararları
İşe iade – güven ilişkisini zedeleyen davranışlar
Özet:
Davalı şirkette uzun yıllar tıbbi tanıtım sorumlusu olarak çalışan davacı işçinin facebook kişisel sayfasına şirketin üretmediği ve başka firmalar tarafından üretilen ürünlerin tanıtımlarına ilişkin yazıların konulmasına müsaade etmesi güven ilişkisini zedeleyici nitelikte davranıştır.
T.C.
Yargıtay
7. Hukuk Dairesi
Esas No:2013/17272
Karar No:2013/12524
K. Tarihi:3.7.2013
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise davacının facebook sayfasında “W. insulin pompası artık Türkiye’de L. ve S.ürünü setlerde ve cihazda fark ödemenize gerek yok”, “rezervuar ve infizyon setlerine para vermiyorsunuz, fark yok çünkü biz bu işi fark çıkmasın sizlere yardımcı olabilmek adına iki yıldır kopartmaya çalışıyorduk ve başardık artık hizmetinizde, paranız sizde kalsın Türkiye Cumhuriyeti’nin ödediği miktar yetiyor, fark alınacak bir durum kalmadı”, “J. Hanım, ilginiz için teşekkür ederiz pek yakında W. Türkiye Facebook adresinde veya …. Adresinden de bizlere ulaşabilirsiniz” şeklinde yazılar yazdığı, bu durumun iş sözleşmesine aykırılık olup yapılan feshin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, “……yazının Ü.O. tarafından yazıldığı, bir an için davacı tarafından yazıldığı kabul edilse bile davalı şirketin bahsedilen insulin pompaları üretip ve satışını yapmadığı, işverenle rekabet içine girmediği, bu durumun başka bir işte çalışma olarak da değerlendirilemeyeceği, iş sözleşmesinin feshinin geçerli ve haklı nedene dayanmadığı” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmıştır.
Davacı, tıbbi tanıtım sorumlusu olarak yaklaşık 16 yıldan beri davalı şirket bünyesinde çalışmıştır.
İş sözleşmesi, cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere davacıya ait face-book kişisel sayfası üzerinden yazılan yazılar ve içeriklerinin iş sözleşmesinin 4.maddesine aykırı davranış olup şirket dışında bir firma adına yaptığı tanıtım ve faaliyetler nedeniyle iş sözleşmesinin temelini teşkil eden güven ilişkisinin zedelendiğinden bahisle feshedilmiştir.
Davacı, fesih öncesi alınan savunmasında “bahsi geçen facebook profilinin herkese açık olup bahsedilen işin muhatabı ve sahibinin eczacı Ünal olduğunu, kendisinin aile dostları olduğunu, facebook şifresi ve kullanıcı adını başta eşi, birçok kuzeni ve Eczacı Ü’.de mevcut olduğunu, söz konusu kişilerin zaman zaman bilgisi dahilinde ya da dışında paylaşımlarda bulunduklarını, bahsi geçen birçok paylaşımın kendisi tarafından değil Eczacı Ü.’ye ait olduğunu, şirket ve ürünleri dışında hiçbir şirket adına resmi ve gayri resmi olarak hiçbir tanıtım ve pazarlama faaliyetinde bulunmadığını, kimseden çıkar sağlamadığını, özel de olsa facebook adresini aktif kullanmamakta olduğunu” beyan etmiştir.
Dinlenen davacı tanıklarından Ü.O., söz konusu yazıları kendisinin yazdığını, gerek davacının gerekse kendisinin ürünün alım-satım işinin olmadığını beyan etmiş iken diğer davacı tanıklarının ise yazılan yazılar ile ilgili bilgileri olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanmış iş sözleşmesinin 4. maddesinde “….görevli olduğu süre içinde ivazlı veya ivazsız başka hiçbir yan işte çalışamaz” hükmü bulunduğu görülmüştür.
Davalı işveren tarafından feshe konu yazılarda bahsedilen insulin pompası üretimi veya satışının şirket ve grup şirketlerince hem Türkiye’de hem de dünyada üretiminin yapılmadığı bildirilmiştir.
Davacıya özel/kişisel bilgiler içeren facebook kişisel sayfasının şifresinin eşi dışında kuzenleri ve aile dostları olan eczacı tarafından bilinmesi ve bu şifre ile söz konusu eczacının, davacının kişisel sayfasına giriş yapıp tıbbi bir ürün ile ilgili yazılar yazması ve yorum yapmasının ve özellikle de iki yıl boyunca uğraştık ve başardık gibi açıklamaların, hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğu bir gerçektir. Kaldı ki davacının savunmasının kabul edilmesi halinde dahi davalı şirkette uzun yıllar tıbbi tanıtım sorumlusu olarak çalışan davacının facebook kişisel sayfasının şirketin üretmediği ve ancak yazıların içeriğinden başka firmalar tarafından üretildiği belirtilen ürünlerin tanıtımlarına ilişkin yazıların yazılmasına müsaade etmesi ve olayın işverence tespitine kadar bu yönde hiçbir tedbir almamış olması dahi davalı şirket ile davacı arasındaki güven ilişkisini zedeleyici nitelikte aykırılık oluşturmaktadır. Bu haliyle davalı işveren arafından yapılan feshin geçerli nedene dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup davacının işe başlatmama tazminatının miktarına yönelik temyiz itirazı yerinde değildir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 24,30 TL.harçtan peşin alınan 21,15 TL.harcın mahsubu ile kalan, 3,15 TL.harç giderinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70.00 TL.yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.320.00 TL.avu-katlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
03.07.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hoş geldiniz. Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.