Ceza Hukuku

BEDEN VEYA RUH SAĞLIĞINI BOZACAK ŞEKİLDE ÇOCUĞUN NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMARI

Özet : “…cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin zor ve tehdide dayalı olarak gerçekleştiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda TCK’nın 103/4. maddesinin ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise aynı Kanunun 109/2. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini,

…Hükümden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK’nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, ….lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, BOZMAYI GEREKTİRMİŞTİR.”

T.C.
Yargıtay

  1. Ceza Dairesi

Esas : 2016/9112
Karar : 2017/22
Karar Tarihi : 09.01.2017
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin ve sanık müdafilerince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 28.12.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafilerine çağrı kağıdı gönderilmişti.

Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Muammer Çalık hazır olduğu halde oturum açıldı.

Yapılan tebligat üzerine sanık müdafilerinin gelmedikleri, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.

Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Mağdure beyanı, savunma, davaya konu suçun intikal tarihi ile mağdurenin adli muayene raporu birlikte değerlendirildiğinde, cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin zor ve tehdide dayalı olarak gerçekleştiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda TCK’nın 103/4. maddesinin ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise aynı Kanunun 109/2. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini,

Kabule göre de;

Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK’nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hoş geldiniz. Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.