Yaş Küçüklüğü Nedeniyle Tayin Edilen Vekilin Hükmü Temyize Hakkı Bulunmadığından
Günümüz hukuk sistemlerinde, yaş küçüklüğü durumu, hukuki gelişmeler ve mahkemelerin yönetimini ilgilendiren önemli bir faktördür. Bu yazılı, yaş küçüklüğü nedeniyle atanan vekilin hükmünün açılmasını sağlayan hukuki açıdan ayrıntılı bir şekilde başlatılır.
Yaş Küçüklüğü ve Vekillik:
Yaş küçüklüğü, hukuki haklarına tam anlamıyla sahip olamadığı bir durumu ifade eder. Bu durumda, mahkemeler genellikle bir vekil atarlar. Ancak vekillik durumu, temsil yetkisinin sınırlı olduğu bir durumu da ifade eder.
Hüküm ve Temyiz Hakkı İlişkisi:
Hukuki parçaların sonunda verilen hükümlere karşı başvurulan değiştirme hakkını, genellikle bireysel mahkemeye olan güvencesini ifade eder. Ancak, yaş küçüklüğü nedeniyle tahsis edilen vekilin hükmü hükmüe hakkı bulunmayabilir.
Vekilin Temsil Yetkisi:
Vekil, genellikle sınırlı temsil yetkisine sahiptir. Bu, vekilin belirleyici karar almak veya temsil etmek için atanmış olduğu anlamına gelir. Dolayısıyla vekilin temsil yetkisi kapsamında alınan bir hükme karşı yetki hakkı sınırlı olabilir.
Mahkemenin Koruma Amacı:
Yaş küçüklüğü durumunda tayin edilen vekil, genellikle mahkemenin korunması amacıyla atanır. Bu durumda mahkeme, kişinin hukuki haklarını korumak ve adil bir yargılama süreci sağlamak amacıyla vekil tayin eder.
Adil Yargılama İlkesi:
Adil yargılama ilkesi, onun bireyin adil bir yargılama sürecinden geçme hakkına sahip olduğunu belirtir. Ancak, yaşın küçüklüğü durumunda, bu ilkenin korunması adına vekil atanması, bireyin tam anlamıyla temsil edilmeden alınan hükmedilen hükümdarlığı sınırlandırabilir.
Hükümlerin İrdelenmesi:
Vekilin temsil yetkisinin sınırlı olduğu, alınan hükümlere karşı itirazın sınırlanması ve bu hükümlere karşı itirazın sınırlandırılması, yaş küçüklüğü durumunda mahkemenin koruma amacına uygun bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.
Mahkeme Kararlarının Nihai Karakteri:
Mahkeme kararları genellikle nihai karakterdedir. Bu nedenle, yaş küçüklüğü nedeniyle atanan vekilin alınan hükümlere karşı sınırlı itiraz hakkı, mahkemenin nihai kararlarının daha sağlam ve güvenceli olması olanaklarını tanır.
Hukuki Danışmanlık ve İtiraz Süreçleri:
Yaş küçüklüğü nedeniyle tahsis edilen vekilin hükmün sınırlandırılması durumunda, kişinin değerlendirici veya vasi hukuki bakımını yaparak daha iyi anlayabilir ve mahkeme kararlarına itiraz süreçlerini gerçekleştirebilir.
Sonuç olarak, yaşın küçüklüğü nedeniyle tahsis edilen vekilin hükmü hükmüe sınırın sınırlandırılması, mahkemenin koruma amacını temizleme bir değerlendirme olarak değerlendirilebilir. Ancak, bu durumda kişilerin veya vasi, hukuki danışmanlık alarak daha detaylı takipler sunuyor ve adil yargılama ilkesinin korunmasını sağlamak amacıyla hareket ediyor.

Özet : Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurun velayet hakkına sahip annesi ……’nin, 09.05.2017 tarihli duruşma ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
Yargıtay
14.Ceza Dairesi
Esas : 2018/7948
Karar : 2019/8150
Karar Tarihi : 12.03.2019
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : Sanığın çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair …… 8. Ağır Ceza Makemesinden verilen 17.05.2018 gün ve 2017/153 Esas, 2018/195 Karar sayılı hükümeler yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdur vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurun velayet hakkına sahip annesi ……’nin, 09.05.2017 tarihli duruşma ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
Katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafisinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafisinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafisinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin …… Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 12.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
