Ceza Hukuku

Yağma Ve Yaralama Suçu

Rate this post

Yargıtay
6.Ceza Dairesi

Esas : 2016/379
Karar : 2019/81
Karar Tarihi : 16/01/2019

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma (yaralama)
HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık … hakkında katılan …’e karşı yaralama suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmün temyiz incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’de hukuka uygunluk nedenleri ve kusuru etkileyen sebepler ayrı ayrı sayılarak gösterilmiştir.
A) 5237 sayılı TCK’de öngörülen hukuka uygunluk nedenleri dört ana grupta toplanmıştır. Bunlar;
1) Hakkın kullanılması (m. 26. f. 1),
2) Kanundaki ifade biçimi itibarıyla,”kanun hükmünü yerine getirme” (doğrusu görevin yerine getirilmesi) (m. 24, f. 1),
3) Meşru savunma (Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup bilerek neden olmadığı veya başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.) (m. 25, f. 1),
4) İlginin rızası (m. 26, f.2), olarak sayılmıştır.
B) Kusurluluğu etkileyen nedenler ise, şu şekilde sıralamaya tabi tutulmuştur;
1)Yaş küçüklüğü (m.31),
2) Akıl hastalığı (m.32)
3) Sağır ve dilsizlik (m.33)
4) Geçici nedenler, alkol ve uyuşturucu madde etkisinde olma (m.34)
5) Cebir veya tehdit dolayısıyla kişinin irade yeteneğinin etkilenmesi
(m.25,f.2;m.92;m.99,f.2;m.143)
6) Hukuka aykırı ve fakat, bağlayıcı emrin yerine getirilmesi (m.24,f.2-4),
7) Hukuka uygunluk sebeplerinde sınırın aşılması (m.27),
8) Haksız tahrik (m.29),
9) Çeşitli hata halleri (m.30,f.3,4)
10) Cebir ve veya tehdit dolayısıyla kişinin irade yeteneğinin etkilenmesi (m. 28) (karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hallerde cebir ve şiddet korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır” olarak sayılmıştır.
Herhangi bir somut olayda sanık yönünden kanunda öngörülen hukuka uygunluk nedenlerinden herhangi birinin varlığının saptanması durumunda 5271 sayılı CMK’nin 223. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi gereğince, sanık hakkında “Beraat” kararı verilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca;
Oluş, dosya kapsamı ve kabule göre; sanık …’nun mağdur …’a karşı 5237 sayılı TCK’nin 25/1. maddesi kapsamında kalan eylemi nedeniyle ile 5271 sayılı CMK’nın 223/2-d maddesi uyarınca “beraat” kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “…TCK’nin 25 ve CMK’nin 223/3-c maddeleri gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına” ilişkin bölümün çıkartılarak
yerine “… sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 25/1. ve CMK’nin 223/2-d maddeleri uyarınca beraatine” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında katılan …’na karşı yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelenmesinde:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur … arkadaşlarıyla buluşmak için evinden çıkıp Şirinevler mahallesi üzerinde bulunan BİM marketin yanındaki otobüs durağında beklediği sırada hal ve hareketlerinden sarhoş olduğunu düşündüğü sanık …’un yanına gelerek “Bana para ver” demesi üzerine mağdurun olumsuz bir şey yaşamak istemediğinden kendi rızası ile 2 TL parayı sanığa verdiği, sanığın bu parayı aldıktan sonra anlamsız bir şekilde “Sen beni ne zannediyorsun” diyerek tepki gösterip, bağırması üzerine mağdurun kavga çıkacağı endişesiyle daha önce ara ara gittiği Şirin Kafe’ye yöneldiği, sanığın mağduru takip edip arkadan itmesiyle her ikisinin bir anda birlikte kafeye girdikleri, sanığın kafeye girer girmez mağdura kafa atıp, mağdurun da sanığa karşı koyduğu, taraflar arasında çıkan arbedeyi gören kafe sahibi tanık … ve kafede bulunan tanıklar …, ve …’in duruma müdahale edip tarafları ayırıp, kafe sahibi tanık … ve mağdurun polise haber vermesi üzerine sanığın kafeden dışarı çıkarak uzaklaştığı, bir süre sonra olay yerine gelen polislere mağdur ve kafe sahibi tanık …’in herhangi bir sorun kalmadığını söylemeleri üzerine güvenlik güçlerinin işlem yapmadan ayrıldıkları, sanığın yeniden kafeye gelip tanık … ve mağdur …’e “Bir çok tanıdığım var, siz benim kim olduğumu biliyor musunuz, buraya gelip burayı yakarım” dedikten sonra mağdura tekme atması üzerine mağdur ve tanık …’in bir kez daha emniyet güçlerine durumu bildirdikleri, gelen polisler tarafından sanığın yakalandığı olayda; mağdurun kendi rızasıyla 2 TL parayı vermesinden sonra sanığın ardışık zaman dilimi içerisinde değişerek gelişen eylemlerinin bir bütün halinde değerlendirilip, sonucuna göre sanığın suç teşkil eden haksız bir fiili olup olmadığı varsa bunun hukuki nitelendirmesinin yapılmasıyla yetinilmesi gerektiği düşünülmeden, sanığın bir bütün halindeki eylemi kendi içinde bir takım bölümlere ayrılıp bir kısmı için beraat, diğer kısmı için mahkumiyet hükümleri kurulmak suretiyle infaza esas kesin sonuç yaratan birbirinden farklı ve kendi içinde çelişen uygulamalara yer verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi açısından kazanılmış hakkın korunmasına, 16/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için uygun bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.