Ceza Hukuku

TANIKTA ELE GEÇİRİLEN UYUŞTURUCU

Özet : Kamu davası; uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkindir. Tanığın soruşturma evresinde şüpheli sıfatıyla alınan beyanından dönerek kovuşturma evresinde tanık sıfatıyla alınan ifadesinde suç konusu esrarı sanıktan almadığını söylemesi, tutanak düzenleyici tanıkların sanık ile tanık arasındaki uyuşturucu madde alışverişini görmediklerini ifade etmeleri, diğer tanıkların sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin bir bilgilerinin olmadıklarını belirtmeleri, sanığın evinde yapılan aramada uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmaması ve sanığın tanığa uyuşturucu madde vermediğini savunması karşısında; tanıkta ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddenin sarılı olduğu kitap sayfası ile sanığın evinde yapılan arama sonucu ele geçirilen okul kitabı parçası üzerinde incelemesi yaptırılarak her ikisinin aynı kitaptan koparılmış olup olmadığı konusunda rapor aldırılıp, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

T.C.
Yargıtay
Ceza Genel Kurulu

Esas : 2017/222
Karar : 2018/193
Karar Tarihi : 24.04.2018

Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi

Mahkemesi :Ağır Ceza
Günü : 05.05.2016
Sayısı : 157-214

Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık …’ın TCK’nun 188/3, 62, 52/2-4, 53, 54/4 ve 63. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 500 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Silifke Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.11.2015 gün ve 187-314 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 25.03.2016 gün ve 490-977 sayı ile;
“…Suç konusu esrarın paketlendiği kağıt parçası ile sanığın evinde ele geçirilen okul kitabı sayfası üzerinde uzman bir bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak, her ikisinin aynı kitaptan koparılmış olup olmadığı konusunda rapor alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması…” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Silifke Ağır Ceza Mahkemesi ise 05.05.2016 gün ve 157-214 sayı ile;
“…Dosyanın incelenmesiyle mahkememizce verilen 17.11.2015 tarihli 2014/187 esas 20145/314 karar sayılı gerekçeli kararında açıklandığı üzere fizik takip tutanağı, tutanak tanıklarının beyanları, sanığın uyuşturucu maddeyi sattığı …’in hazırlık beyanı gereğince….’de ele geçirilen uyuşturucu maddeyi …’ın evinden satın alıp çıktıktan sonra özellikle uyuşturucu maddeyle yakalanması ve bunu da sanık …’dan aldığını hazırlık aşamasında ikrar etmesi ve tanığın beyanını tutanak tanıklarının ve fizik takip tutanağının da doğrulaması, sanık hakkında uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbari bilgi bulunması nedeniyle daha önce mahkememizin verilen kararı yerinde olduğundan ve bozma ilamında belirtilen hususların mahkememizin takdirini etkilemeyecek olması, çünkü anlatıldığı üzere sanığın üzerine atılı suçu işlediği dosyadaki tüm bilgi belge ve delillerle sabit olduğu…” gerekçesiyle, sanığın önceki hükümdeki gibi cezalandırılmasına karar vermiştir.
Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2016 gün ve 251373 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 gün ve 1369-2067 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 27.02.2017 gün ve 21-757 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sübutu bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Silifke KOM Grup Amirliği görevlilerince ilçe genelinde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, Yeni Mahalle …. bulunan evlerde uyuşturucu madde satıldığı bilgisinin elde edilmesi üzerine, 14.10.2014 tarihinde saat 13.00 sıralarında söz konusu sokağa yakın bir yerde görevlilerce tertibat alınıp beklendiği, bir süre sonra hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma aşamasında ayırma kararı verilen tanık …’in, aynı sokakta No:…adresinde bulunan evin bahçesine girdiği ve yaklaşık beş dakika sonra buradan çıkıp görevlilerin beklemekte olduğu yöne doğru yürümeye başladığı, şüpheli davranışları nedeniyle görevlilerce izlenmekte olan tanığın bir süre sonra durdurulduğu, tanığa polis kimlik kartları gösterilip nereden geldiği sorulduğunda, 334. Sokakta bulunan iki katlı binanın, üst kısmı yeşil, alt kısmı kırmızı boyalı olan birinci katından esrar satın aldığını beyan etmesi üzerine, Silifke Sulh Ceza Hakimliğinin 08.10.2014 tarihli önleme araması kararına istinaden tanığın üzerinde yapılan aramada; pantolonunun sağ arka cebinde, dışı beyaz renkli olan okul ders kitabı sayfasına sarılı halde suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, ardından yapılan görüşmede tanığın görevlilere; esrarı, Yeni Mahalle, …. bulunan bir binanın birinci katında ikamet eden, görse tanıyabileceği elli, altmış yaşlarındaki bir bayandan satın aldığını, pencere kenarında oturan bu bayana esrar almak istediğini söyleyip 20 Lira verdiğini, bir süre sonra bayanın yırtılmış haldeki okul ders kitabına sarılı esrarı getirip kendisine verdiğini, daha önceden de bu bayandan esrar satın aldığını söylediği, bunun üzerine aynı gün Silifke Sulh Ceza Hakimliğince verilen arama kararına istinaden saat 16.10 sıralarında görevlilerce sanık …’ın ikamet ettiği Yeni Mahalle, …. bulunan…numaralı daireye gelindiği, evde bulunan sanığa arama kararı gösterildikten sonra yapılan aramada herhangi uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanılmadığı, ancak yatak odasında, tanık….’den ele geçirilen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu kitap sayfası ile benzerlik gösteren, yırtılmış haldeki kitap sayfasının görülerek muhafaza altına alındığı, yine görevlilerce ikametin önündeki beyaz renkli araçta yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı,
Silifke Sulh Ceza Hakimliğinin 08.10.2014 gün ve 342 sayılı kararıyla, Silifke ilçe merkezinde 08.10.2014 ile 22.10.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, önleme araması kararı verildiği,
Silifke Sulh Ceza Hakimliğinin 14.10.2014 gün ve 369 sayılı kararı ile, sanığın ikametinde arama yapılmasına karar verildiği,
Kolluk tarafından düzenlenen 14.10.2014 tarihli teşhis tutanağına göre; tanık….’in kendisine gösterilen üç kişi arasından uyuşturucu maddeyi aldığı kişi olarak sanığı teşhis ettiği,
Adana Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen rapora göre; ele geçirilen maddenin net 2,8 gram esrar olduğu,
Adana Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 18.12.2014 tarihli raporuna göre; tanık….’in kan ve idrarında THC (Esrar), sanığın idrarında ise metamfetamin tespit edildiği,
Sanık ve tanık hakkında soruşturma evresinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 16.10.2014 tarihinde ayırma, 22.12.2014 tarihinde ise kamu dava açılmasının ertelenmesi kararları verildiği,
Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 28.05.2015 tarihli raporda; sanığın evinde yapılan arama sonucu ele geçirilen bir adet dergi parçası üzerinde herhangi bir ize rastlanılmadığının belirtildiği,
Anlaşılmıştır.
Tanık … kollukta; uyuşturucu madde kullandığını, olay tarihinde Sanayi sitesinin arkasındaki sokakta bulunan iki katlı binanın bahçesine girdiğini, bu sırada birinci katın penceresinin önünde oturan, elli beş altmış yaşındaki görse tanıyabileceği bir bayanın kendisine, “hayırdır” şeklinde seslendiğini, 20 Liralık esrar almak istediğini söylemesi üzerine, bayanın pakete sarılı haldeki esrarı 20 Lira karşılığında kendisine verdiğini, bu bayandan daha önceden de birkaç kez esrar satın aldığını, mahkemede; kendisinden ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanıktan değil, suç tarihinden iki gün önce yüzü kapalı bir bayandan satın aldığını, korktuğu için kollukta sanığın ismini verip teşhis ettiğini, yine sanığın evinin önünde yakalandığı için polislere sanığın evini tarif ettiğini, kolluk ifadesini kabul etmediğini,
Tanık …; kuzenin eşi olan sanık ile aynı evde oturduklarını, sanığın uyuşturucu madde kullanmadığını ve satmadığını,
Tanık …. Aynız; arama yapılan binanın aile apartmanı olduğunu, kendisinin ikinci katta, sanığın ise birinci katta oturduğunu, sanığın uyuşturucu madde kullandığına ya da sattığına dair bir bilgisinin olmadığını,
Tutanak düzenleyici tanıklar …,…. ve ….; görev yaptıkları büroya 334. Sokakta uyuşturucu madde satıldığına dair bilgi geldiğini, bunun üzerine söz konusu sokağı gören bir yerde tertibat alıp beklediklerini, ardından tanık….’in yakalandıktan sonra kendilerine tarif ettiği evin bahçesine girdiğini, kısa bir süre sonra buradan çıkan tanık….’i takip edip durduklarını, yaptıkları üst aramasında uyuşturucu madde ele geçirdiklerini, tanık….’in uyuşturucu maddeyi, iki katlı bir binanın birinci katında pencere önünde oturmakta olan, elli yaşlarındaki bir bayandan satın aldığını beyan ettiğini, bulundukları konum itibarıyla tanık….’i sanıktan uyuşturucu madde alırken göremediklerini, söz konusu evi kendilerine tanık….’in tarif ettiğini, daha sonra mahkemenin verdiği arama kararı ile bu evde arama yapıldığını ve yatak odasında yerde yırtılmış haldeki kitap sayfasını bulduklarını, tanık….’in emniyette tereddütsüz bir şekilde sanığı teşhis edip, olay tarihinde ele geçirilen esrarı sanıktan satın aldığını söylediğini,
İfade etmişlerdir.
Sanık …; arama yapılan evde eşi, çocukları ve akrabaları ile birlikte oturduklarını, boncuk ve kalem satarak ailesinin geçimine katkı sağladığını, uyuşturucu madde kullanmadığını, olay tarihinde evinde bulunduğunu, ancak daha önce tanımadığı tanık….’e uyuşturucu madde satmadığını, ele geçirilen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu kağıt ile evinde bulunan kağıt parçasının aynı ya da benzer olmasının uyuşturucu madde sattığı anlamına gelmeyeceğini, okul kitaplarını soba yakmakta kullandıklarını, suçlamayı kabul etmediğini savunmuştur.
5237 sayılı TCK’nun “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlıklı 188. maddesinin 3. fıkrası; “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır…” biçiminde olup, madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi üçüncü fıkrada, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, bir ve ikinci fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır.
Öte yandan, ceza muhakemesinin amacı, usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda, somut gerçeğin her türlü şüpheden uzak biçimde kesin olarak ortaya çıkarılmasıdır. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK; adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılarak maddi gerçeğe varmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle, ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Silifke KOM Grup Amirliği görevlilerince Yeni Mahalle …. bulunan evlerde uyuşturucu madde satıldığı bilgisinin elde edilmesi üzerine, 14.10.2014 tarihinde saat 13.00 sıralarında söz konusu sokağa yakın bir yerde görevlilerce tertibat alınıp beklenilmeye başlandığı, bir süre sonra tanık….’in aynı sokakta No:…adresindeki evin bahçesine girip yaklaşık beş dakika sonra çıktığının görüldüğü, görevlilerce izlenmekte olan tanık….’in bir süre sonra durdurulduğu, tanık….’e nereden geldiği sorulduğunda, 334. Sokaktaki iki katlı binanın birinci katından esrar satın aldığını söylediği, bunun üzerine önleme araması kararına istinaden yapılan aramada; pantolonunun sağ arka cebinde, ders kitabından koparılmış kağıt parçasına sarılı esrarın ele geçirildiği, yapılan görüşmede tanık….’in görevlilere esrarı elli, altmış yaşlarındaki bir bayandan 20 Lira karşılığında satın aldığını söylediği, aynı gün sanığın ikametinde yapılan aramada uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanılmadığı, ancak yatak odasında, tanık….’den elde edilen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu kitap sayfası ile benzerlik gösteren, yırtılmış haldeki kitap sayfasının ele geçirildiği olayda; tanık….’in soruşturma evresinde şüpheli sıfatıyla alınan beyanından dönerek kovuşturma evresinde tanık sıfatıyla alınan ifadesinde suç konusu esrarı sanıktan almadığını söylemesi, tutanak düzenleyici tanıkların sanık ile tanık…. arasındaki uyuşturucu madde alışverişini görmediklerini ifade etmeleri, diğer tanıklar…. ve ….’ın sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin bir bilgilerinin olmadıklarını belirtmeleri, sanığın evinde yapılan aramada uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmaması ve sanığın tanık….’e uyuşturucu madde vermediğini savunması karşısında; tanık….’de ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddenin sarılı olduğu kitap sayfası ile sanığın evinde yapılan arama sonucu ele geçirilen okul kitabı parçası üzerinde incelemesi yaptırılarak her ikisinin aynı kitaptan koparılmış olup olmadığı konusunda rapor aldırılıp, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
1- Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 gün ve 157-214 sayılı direnme hükmünün, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2018 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hoş geldiniz. Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.