Suç Eşyasını Satın Alma veya Kabul Etme Suçu Nedir? İkinci El Telefon ve Araç Alımında Ceza Riski

yazar:

kategori:

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçunun Unsurları, İkinci El Alımlardaki Riskler ve Hukuki Haklar

Günlük hayatta ekonomik gerekçelerle veya piyasa fiyatının altında olması sebebiyle ikinci el ürünlere yönelim oldukça artmıştır. Ancak özellikle ikinci el cep telefonu, bilgisayar, motosiklet veya araç alımlarında vatandaşların bilmeden büyük bir hukuki risk altına girmesi mümkündür. Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçu, asıl suçtan bağımsız olarak, suç teşkil eden bir fiille elde edilmiş bir eşyayı devralan kişilerin cezalandırılmasını öngörür. Ceza hukuku alanındaki 10 yıllık tecrübe göstermektedir ki, iyi niyetli olduğunu iddia eden birçok vatandaş, gerekli tedbirleri almadığı için bu suçun sanığı durumuna düşmektedir.

Suç Eşyasını Satın Alma veya Kabul Etme Suçu Nasıl Oluşur?

Bu suçun oluşabilmesi için öncelikle ortada daha önce işlenmiş bir öncül suç (hırsızlık, dolandırıcılık, yağma vb.) bulunmalıdır. Bu öncül suç vasıtasıyla elde edilmiş olan bir malın veya eşyanın varlığı şarttır. Failin, söz konusu eşyanın bir suçtan elde edildiğini bilerek veya bu durumu kabul ederek malı satın alması, saklaması, satılmasına aracılık etmesi ya da bedelsiz olarak kabul etmesi suçun maddi unsurunu oluşturur.

Kanun koyucu bu suç için doğrudan kast aramaktadır. Yani kişinin, aldığı malın hırsızlık malı veya suç ürünü olduğunu bilmesi ya da somut olaydaki verilerden (fiyatın aşırı düşük olması, faturasız olması, şüpheli satış ortamı vb.) bu durumu açıkça öngörebilecek durumda olması gerekir. Eğer kişi, gerekli tüm özeni göstermesine rağmen malın suç eşyası olduğunu kesinlikle bilemeyecek durumda ise kast unsuru oluşmayacağından cezai sorumluluğu doğmayabilir.

İkinci El Telefon ve Araç Alımında Ceza Riski ve Cezası Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesine göre, bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı satın alan veya kabul eden kişi, 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır. Kanunda hapis cezası ile adli para cezasının birlikte uygulanması zorunlu kılınmıştır.

Özellikle ikinci el piyasasında en sık karşılaşılan risk grupları şunlardır:

  • İkinci El Telefon ve Elektronik Eşya: Faturası bulunmayan, kutusu olmayan, piyasa değerinin yarı fiyatına sokakta veya internet sitelerinde satılan telefonlar genellikle hırsızlık veya suçu ürünü çıkmaktadır. Telefonun IMEI numarası üzerinden yapılan takiple, telefonu satın alan iyi niyetli üçüncü kişiler kolluk kuvvetleri tarafından doğrudan şüpheli olarak ifadeye çağrılmaktadır.
  • İkinci El Araç ve Motosiklet: Ruhsat sahibi olmayan kişilerden, noter satışı yapılmadan “güven ilişkisine” dayalı olarak veya elden kapora verilerek alınan araçlar ikiz plaka, çalıntı veya dolandırıcılık yöntemiyle ele geçirilmiş araçlar olabilmektedir. Bu durumlarda araca kolluk tarafından el konulmakta ve satın alan kişi hakkında adli işlem başlatılmaktadır.

Ceza Yargılamasında Hakların Korunması ve İspat Kriterleri

Suçun sanığı konumuna düşen vatandaşların mahkemede en önemli savunma mekanizması “iyi niyetli” olduklarını ve suç kastıyla hareket etmediklerini ispatlamaktır. Mahkemeler iyi niyet iddiasını değerlendirirken şu kriterlere dikkat eder:

  • Eşyanın satın alındığı yerin ticari bir işletme (teknik servis, kurumsal bayi vb.) olup olmadığı,
  • Alım satım esnasında yazılı bir sözleşme, fatura, makbuz veya banka havale dekontunun bulunup bulunmadığı,
  • Ürünün fiyatının, o dönemki piyasa rayiç bedeline uygun olup olmadığı.

Yargıtay yerleşik içtihatlarında, piyasa değerinin çok altında bir bedelle, hayatın olağan akışına aykırı yer ve zamanlarda, belgesiz olarak yapılan alışverişlerde alıcının “suç eşyası olduğunu bilmediği” yönündeki savunmalarına itibar edilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Bu nedenle ikinci el alışveriş yaparken ödemelerin mutlaka açıklama kısmına ürünün niteliği yazılarak banka kanalıyla yapılması ve basit de olsa taraflar arasında kimlik bilgilerini içeren bir adi sözleşme düzenlenmesi, 10 yıllık ceza hukuku tecrübemiz ışığında hayat kurtarıcı öneme sahiptir.


İnternetten Alınan Faturasız Telefon Davası

Gaziantep’te yaşanan somut bir olayda, üniversite öğrencisi müvekkil (C), popüler bir ikinci el satış platformu üzerinden piyasa değeri yaklaşık 40.000 TL olan bir akıllı telefonu, faturası ve kutusu olmadığı gerekçesiyle 18.000 TL’ye nakit olarak satın almıştır. Telefonu kullanmaya başladıktan 3 ay sonra, cihazın bir kapkaç (nitelikli hırsızlık) olayına konu olduğu tespit edilmiş ve müvekkil hakkında “Suç Eşyasını Satın Alma veya Kabul Etme” suçundan kamu davası açılmıştır.

Yargılama aşamasında, müvekkilin satış ilanına ait ekran görüntüleri, satıcı şahısla yaptığı mesajlaşmalar ve parayı çekmek için bankamatikten işlem yaptığı saat adli makamlara sunulmuştur. Yapılan savunmada, müvekkilin suç kastının olmadığı, öğrenci bütçesiyle ucuza mal bulma saikiyle hareket ettiği ancak fiyatın aşırı düşüklüğü sebebiyle gerekli özen yükümlülüğünü ihmal ettiği belirtilmiştir. Mahkeme, kastın bulunmadığına kanaat getirerek müvekkil hakkında beraat kararı vermiş; ancak suç konusu telefona el konularak asıl sahibine iade edilmiştir. Bu vaka, hapis cezasından kurtulunsa dahi maddi kaybın önlenemediğini gösteren acı bir örnektir.


Sıkça Sorulan Sorular

Aldığım telefonun çalıntı olduğunu sonradan anlarsam ne yapmalıyım?

Durumu fark ettiğiniz an vakit kaybetmeden en yakın polis merkezine veya Cumhuriyet Başsavcılığına giderek durumu bildirmeli ve eşyayı teslim etmelisiniz. Telefonu aldığınız kişinin bilgilerini, ilan detaylarını ve ödeme belgelerini savcılıkla paylaşmanız, sizin suçun faili değil, mağduru olduğunuzu ortaya koyacaktır.

Suç eşyasını satın alma suçu uzlaşmaya tabi midir?

Evet, Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçu, kapsamında olan suçlardandır. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilir. Tarafların anlaşması halinde dava düşer veya soruşturma takipsizlikle sonuçlanır.

Satın aldığım araç çalıntı çıkarsa ödediğim parayı geri alabilir miyim?

Çalıntı araca kolluk kuvvetleri tarafından el konulur ve araç gerçek sahibine iade edilir. Sizin bu durumda aracı satın aldığınız kişiye karşı borçlar hukuku hükümleri uyarınca “zapta karşı tekeffül” (malın elinden alınması nedeniyle doğan sorumluluk) kapsamında maddi tazminat davası açma hakkınız mevcuttur. Ancak bu süreç hukuk mahkemelerinde ayrı bir dava konusudur.

Bu suç nedeniyle verilen hapis cezası ertelenebilir mi?

Suçun alt sınırı 6 ay hapis cezası olduğu için, kişinin sabıka kaydının bulunmaması, mahkemedeki iyi hali ve pişmanlığı göz önünde bulundurularak verilen ceza ertelenebilir veya Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. Ayrıca ceza doğrudan adli para cezasına da çevrilebilir.

İletişim Bilgileri:
Avukat Aziz Cihan Kaçıran
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423
İletişim: 0532 715 47 05

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  • 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (Madde 165, 166)
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi Emsal Kararları
  • Ceza Muhakemesi Kanunu Uzlaştırma Yönetmeliği


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir