Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Nedir? Polise Mukavemet Suçunun Cezası

yazar:

kategori:

Polise Mukavemet Suçunun Unsurları, Şikayet Süreci ve Ceza Hukukundaki Karşılığı

Kamu görevlilerinin devlet adına yürüttükleri faaliyetlerin engellenmesi, toplumsal düzenin ve kamu otoritesinin sarsılmasına neden olur. Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçu, halk arasında bilinen adıyla polise mukavemet suçu, kamu görevinin yerine getirilmesini engellemek amacıyla işlenen ciddi bir suç tipidir. Ceza hukuku alanındaki 10 yıllık tecrübe ve saha pratiklerimiz göstermektedir ki, bu suç genellikle anlık öfke patlamaları veya hak arama çizgisinin aşılması neticesinde adli makamlara yansımaktadır. Vatandaşların hangi eylemlerin mukavemet oluşturduğunu bilmesi, telafisi güç hürriyeti bağlayıcı cezalarla karşılaşmamaları adına hayati önem taşır.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Nasıl Oluşur?

Bu suçun oluşabilmesi için kanun koyucu çok net sınırlar çizmiştir. Her şeyden önce, eylemin muhatabının bir kamu görevlisi (polis, jandarma, zabıta, icra memuru, hakim, savcı vb.) olması ve bu görevlinin o esnada aktif olarak yasal bir görevi yerine getiriyor olması gerekir. Suçun vücut bulması için en temel şart, kamu görevlisine karşı cebir (fiziksel zor kullanma) veya tehdit (korkutma, gözdağı verme) kullanılmış olmasıdır.

Sadece sözlü olarak tartışmak, hakaret etmek veya memurun işini yapmasını zorlaştırmak tek başına direnme suçunu oluşturmaz. Örneğin, polise sadece hakaret edilmesi durumunda [İÇ LİNK ÖNERİSİ: ‘(hakaret)’ kelimesinden ‘(kamu görevlisine hakaret suçu ve cezası)’ sayfasına link verin.] gündeme gelir. Ancak memurun haksız veya hukuka aykırı bir işlemi varsa, vatandaşın hukuki sınırlar içinde direnme hakkı veya itiraz hakkı saklıdır. Suçun oluşması için memura karşı aktif bir fiziki müdahale veya tehdit unsurunun gerçekleşmesi şarttır.

Polise Mukavemet Suçunun Cezası Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesine göre, görevi yaptırmamak için direnme suçunun temel halinin cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir. Mahkeme yargılama sonucunda alt ve üst sınırlar arasında bir cezaya hükmederken somut olayın özelliklerini dikkate alır.

Suçun niteliğine, işleniş biçimine ve hedef alınan kamu görevlisinin makamına göre ceza miktarı kademeli olarak artırılmaktadır:

  • Suçun, yargı görevi yapan kişilere (hakim, savcı, avukat) karşı işlenmesi halinde ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası olarak uygulanır.
  • Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle (maske takarak vb.) veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
  • Suçun, silahla veya var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır.

Cezayı Kaldıran veya Azaltan Sebepler

Ceza yargılamalarında en sık karşılaştığımız durumlardan biri, kamu görevlisinin vatandaşa karşı hukuka aykırı, keyfi veya haksız bir işlem gerçekleştirmesidir. Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri bu suç tipinde de uygulanabilmektedir. Eğer polis veya kamu görevlisi, yasal yetkilerini aşarak vatandaşa haksız bir fiil uygulamış ve vatandaş bu haksız fiilin yarattığı öfke ile mukavemet göstermişse, verilecek cezada ciddi oranda indirim yapılır veya ceza tamamen kaldırılabilir. 10 yıllık ceza hukuku deneyimimizle, kolluk kamerası kayıtlarının ve tanık beyanlarının haksız tahrik savunmalarında davanın seyrini tamamen değiştirdiğini gözlemlemekteyiz.

Türk Ceza Kanunu Madde 265/4 uyarınca: “Suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”


Trafik Denetiminde Yaşanan Arbede Davası

Gaziantep’te meydana gelen somut bir olayda, müvekkil (D), rutin bir trafik denetimi esnasında evraklarının eksik olduğu gerekçesiyle aracı bağlanmak istenirken görevli polis memurlarıyla sözlü tartışmaya girmiştir. Tartışmanın büyümesi üzerine müvekkil, çekici işlemini engellemek amacıyla polis memurunun kolunu tutarak itmiş ve “Bu aracı buradan çektirirseniz sizi pişman ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur. Olay neticesinde müvekkil hakkında “Görevi Yaptırmamak İçin Direnme” suçundan kamu davası açılmıştır.

Yargılama safhasında, olay anına ilişkin çevre dükkanların güvenlik kamerası kayıtları ve telsiz konuşmaları detaylıca incelenmiştir. Yapılan savunmada, müvekkilin memura yönelik fiziki müdahalesinin yaralama kastı taşımadığı, aracının haksız yere bağlandığı düşüncesiyle anlık bir tepki niteliğinde olduğu ve tehdit cümlesinin ise hukuki yollara başvurma kastıyla söylendiği ileri sürülmüştür. Mahkeme, müvekkilin sabıkasız geçmişini ve eylemin ulaştığı boyutun vahamet arz etmemesini gözeterek alt sınırdan 6 ay hapis cezası vermiş, bu cezayı da Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı ile ertelemiştir. Bu vaka, anlık öfke kontrolsüzlüğünün kişilerin adli sicilini nasıl riske attığını gösteren çarpıcı bir örnektir.


Sıkça Sorulan Sorular

Polise mukavemet suçu şikayete bağlı mıdır? Uzlaşma kapsamında mıdır?

Hayır, görevi yaptırmamak için direnme suçu şikayete bağlı bir suç değildir. Kamu görevlisi şikayetinden vazgeçse dahi savcılık soruşturmaya ve mahkeme kovuşturmaya resen (kendiliğinden) devam eder. Bu suç, kamunun güvenliğine karşı işlendiği için yer almamaktadır.

Polise sadece “Seni şikayet edeceğim” demek mukavemet suçu oluşturur mu?

Hayır, bir kamu görevlisine haklarını yasal yollardan arayacağını söylemek, idari veya hukuki makamlara şikayet edeceğini belirtmek anayasal bir haktır. Tehdit veya cebir unsuru içermediği için bu tür ifadeler görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmaz.

Bu suç nedeniyle verilen ceza adli para cezasına çevrilebilir mi?

Evet, mahkeme tarafından verilen netice hapis cezası 1 yıl veya daha az süreli olduğunda, failin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ile suçun işlenişindeki özellikler dikkate alınarak hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Ayrıca şartları varsa cezanın ertelenmesi veya HAGB kararı verilmesi de mümkündür.

Polis haksız güç kullandığında direnirsem ceza alır mıyım?

Polisin yasal yetki sınırlarını aşarak haksız, orantısız ve hukuka aykırı güç kullanması durumunda vatandaşın meşru müdafaa (kendini savunma) hakkı doğabilir. Ancak buradaki direnme, polisin haksız saldırısını defedecek oranda ve ölçüde olmalıdır. Ölçü kaçtığında veya haklılık durumu ispatlanamadığında ceza yaptırımı ile karşılaşılabilir.

İletişim Bilgileri:
Avukat Aziz Cihan Kaçıran
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423
İletişim: 0532 715 47 05

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  • 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (Madde 29, 265)
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi Emsal Kararları
  • Ceza Genel Kurulu Güncel Kararları


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir