İdare Hukuku

SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN KULLANILAN İFADELER ELEŞTİRİ SINIRINI AŞTIĞI

Rate this post

Özet : Uyuşmazlıkta, davalının …” isimli bestesinin Antalya Senfoni Orkestrası programından çıkartılması ve yerine … adlı eserin konulması üzerine davalı tarafından… Gazetesi’nin 29.04.2015 günlü sayısında; “Kültür Bakanlığı, … ve … başlıklı, 01.05.2015 günlü sayısında … başlıklı, 07.05.2015 günlü sayısında … başlıklı, 15.07.2015 günlü sayısında … başlıklı köşe yazılarının yayınlandığı, bu yazılara cevaben … Çoksesli Korosu tarafından basın açıklaması yayınlandığı ve sonrasında davalı tarafından çeşitli tarihlerde sosyal paylaşım sitesinde olaya ilişkin olarak paylaşımda bulunulduğu, yazılan yazılarda İlk Derece Mahkemesi’nce de kişilik haklarına saldırı oluşturduğu kabul edilen; “değnek sallayan çocuk”, “.’i sen herşeyi bok ettin, sen halledebilirdin, Türkiye’nin çok kıymetli kurumunun başına geçtin, şu kadar zamanda hem kendini hem de kurumu bitirdin…, …defol git IQ suz…”, “…salak şefiniz”, “…o küçük çocuk, …o kendini şef sanan çocuk”, “…sen 4*4 lük andante başlarsın 2 dörtlük adagio bitirirsin…” şeklindeki ifadelere yer verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; davalı tarafından sosyal medya hesabında davacı hakkında kullanılan ve yukarıda belirtilen ifadelerin tarafların sanatçı kişilikleri de gözetildiğinde; bireyin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi kapsamında koruma altına alınan kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu ve kullanılan bu ifadeler ile eleştiri sınırlarının aşıldığı, olay ve yazı bütün olarak değerlendirildiğinde kaba, nezaket dışı, rahatsız edici söz ve ağır eleştiri olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi’nce davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

T.C.
Yargıtay
4.Hukuk Dairesi

Esas : 2017/2661
Karar : 2018/1105
Karar Tarihi : 20.02.2018

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

Davacı …’i …vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 12/10/2015 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/10/2016 günlü kararın davacı vekili ve davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesinde; HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan kabulü ile, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/10/2016 gün ve 2015/1661 esas, 2016/372 karar sayılı kararının kaldırılmasına, HMK’nun 353. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinin 2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın reddine, dair verilen 02/02/2017 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 20/02/2018 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat … ile karşı taraftan davalı vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine; davalı tarafın istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacı…’nın Kültür ve Turizm Bakanlığı çok sesli korosu sanat yönetmeni ve sürekli şefi olduğunu, davalı …’ın ise ünlü bir piyanist ve bestekar olup aynı zamanda …Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptığını, …Senfoni Orkestrası programı dahilinde piyano sanatçısı olan davalı tarafından gerçekleştirilmesi beklenen …’nun” Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından programdan kaldırılması ve yerine … isimli eserin alınması üzerine davalının köşe yazarlığı yaptığı … Gazetesi’nde farklı tarihlerde kaleme aldığı köşe yazıları ve sonrasında … Çok Sesli Korosu’nun köşe yazılarına cevap mahiyetinde yayınladığı basın açıklaması sonrasında, davalının sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar ile davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek, uğranılan manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davalının uluslararası saygın bir piyano sanatçısı ve besteci olduğunu, davalının sanat yönetmenliğini yürüttüğü … Piyano Festivalinden kendisine uygulanan siyasi ambargo nedeniyle ayrılmak zorunda kaldığını, bu olaydan sonra … Senfoni Orkestrası ile vereceği …’nun” … Opera ve Balesi programından çıkartıldığını, 29.04.2015 tarihli köşe yazısının bu sansür nedeniyle kaleme alındığını, tüm sanatçıları devlet eliyle yapılan sansüre karşı birlik olmaya davet ettiğini, sonrasında Devlet Çoksesli Korosu başlığı altında itibarını hedef alan bir açıklama yapıldığını, bu açıklamanın bir kısım gazetelerde …’a veto başlığı altında yayınlandığını, köşe yazılarında davacıyı hedef almadığını, sosyal paylaşım sitesinde paylaşılan yazıların davalı tarafından yazıldığının ispatlanması gerektiğini, yazılarının ve paylaşımlarının tümünün eleştiri sınırları içerisinde kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davaya konu köşe yazılarından dolayı davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde davalının hukuka aykırı bir eyleminden söz edilemeyeceği; ancak tanık beyanları, davacı tarafın ibraz ettiği sosyal medya paylaşımları ve bilirkişi raporuyla tespit edilen sosyal medya hesabında yapılan paylaşımlarda davalı tarafından davacıya yönelik olarak doğrudan kişilik haklarını hedef alacak biçimde sözler sarfedildiği, davacının gerek kişilik ve gerekse de mesleki yeterliliğine dair tahkir edici ifadeler kullanıldığı ve bu sözler ile davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi’nce; dava konusu edilen gazete köşe yazılarının İlk Derece Mahkemesi’nce ayrıntılı olarak gerekçelendirildiği, eserinin …Piyano Festivali programından çıkartılmış bulunmasına yönelik davalının tepkilerinden ibaret olduğu ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı, fakat İlk Derece Mahkemesi’nin davalının internet üzerinden sosyal medya olarak nitelenen sitelerdeki paylaşımlarının eleştiri sınırlarını aştığı kabulünün irdelenmesi gerektiği, davalı tarafından sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan bazı söz ve cümlelerin bütünü içinde ve olayın bağlamı içinde değerlendirilmesi sonucunda, kişisel değer yargısı niteliğinde kaba, nezaket dışı, rahatsız edici gibi gözükse de ağır eleştiri içeren ifadeler olduğu, bu nedenle davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilemeyeceği belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesinin davacının tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin verdiği hükmün HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; davalının …” isimli bestesinin Antalya Senfoni Orkestrası programından çıkartılması ve yerine … adlı eserin konulması üzerine davalı tarafından… Gazetesi’nin 29.04.2015 günlü sayısında; “Kültür Bakanlığı, … ve … başlıklı, 01.05.2015 günlü sayısında … başlıklı, 07.05.2015 günlü sayısında … başlıklı, 15.07.2015 günlü sayısında … başlıklı köşe yazılarının yayınlandığı, bu yazılara cevaben … Çoksesli Korosu tarafından basın açıklaması yayınlandığı ve sonrasında davalı tarafından çeşitli tarihlerde sosyal paylaşım sitesinde olaya ilişkin olarak paylaşımda bulunulduğu, yazılan yazılarda İlk Derece Mahkemesi’nce de kişilik haklarına saldırı oluşturduğu kabul edilen; “… … .., … … .., …değnek sallayan çocuk… … …”, “… …’i sen herşeyi bok ettin, sen halledebilirdin, Türkiye’nin çok kıymetli kurumunun başına geçtin, şu kadar zamanda hem kendini hem de kurumu bitirdin…, …defol git IQ suz…”, “…salak şefiniz”, “…o küçük çocuk, …o kendini şef sanan çocuk”, “…sen 4*4 lük andante başlarsın 2 dörtlük adagio bitirirsin…” şeklindeki ifadelere yer verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; davalı tarafından sosyal medya hesabında davacı hakkında kullanılan ve yukarıda belirtilen ifadelerin tarafların sanatçı kişilikleri de gözetildiğinde; bireyin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi kapsamında koruma altına alınan kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu ve kullanılan bu ifadeler ile eleştiri sınırlarının aşıldığı, olay ve yazı bütün olarak değerlendirildiğinde kaba, nezaket dışı, rahatsız edici söz ve ağır eleştiri olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi’nce davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve davacı yararına takdir olunan 1.630,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için uygun bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.