Trafik Kazası

Ölümlü Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat Davası

Yargıtay
17.Hukuk Dairesi

Esas : 2018/5560
Karar : 2019/22
Karar Tarihi : 14/01/2019

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracı sevk ve idare eden davacının eşi …’in karıştığı kazada öldüğünü, davacının ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığını, 3. kişi konumunda olan davacının zararından davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL. maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davaya konu kazada davacının desteği olan sürücü asli kusurlu olduğu ve bu kusur davacıya da yansıyacağı için davacının tazminat talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 191.641,20 TL. maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacının talebinin doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk zararına ilişkin olması, bu zararın oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacağı, sürücü desteğin tam kusurlu olmasının, onun desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine ilişkin HGK’nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK’nun
22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK’nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamları uyarınca, davalının tazminattan sorumluluğuna hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; desteğin emniyet kemeri takmadığı ve bu suretle zararı artırdığını gösterir herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davalı tarafça da bu durumun aksinin ispat edilmediği gözetildiğinde, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmayışında bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, ölenin yakınının, 6098 sayılı TBK’nun 53/3. (818 sayılı BK’nun 45/2.) maddesi gereği, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı tarafça dosyaya sunulan veraset ilamında, desteğin davacı eş dışında, kaza tarihinde 20 yaşında olan … adlı kızının bulunduğu görülmektedir. Kazada ölen desteğin kızı olan … ‘in de tazminat talep hakkı bulunduğu açıktır. Eldeki dosya ile aynı gün temyiz incelemesi yapılan Dairemiz’in 2016/2577 Esas sayılı dosyasına konu, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/277 Esas- 2015/745 Karar sayılı ilamıyla, ölenin kızı … için 18.300,00 TL. tazminata hükmedildiği görülmüştür.
Mahkemenin hükme esas aldığı 04.12.2014 tarihli aktüerya ek raporunda, desteğin dava dışı kızı … için de destek payı ayrılıp tazminat hesaplanması yerinde olmakla birlikte; desteğin hak sahibi olabilecek anne ve babasının sağ olup olmadığı araştırılmadan, sağ olmaları halinde onların alacakları paylar gözetilmeden davacı eş … ile dava dışı çocuk … için tazminatın hesaplandığı görülmektedir. Rapor bu yönüyle eksik ve hatalı olup bu rapora göre karar verilmesi de eksik inceleme mahiyetindedir.
3-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 96/1. maddesinde “zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta
sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur” düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise “başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır” düzenlemesine yer verilmiştir.
KTK’nun 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Somut olayda; davacı desteğinin sürücüsü olduğu ve dava konusu kazayı yapan araç için, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği; poliçeye göre ölüm halinde kişi başına teminat limitinin 200.000,00 TL. olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu kazada ölen davacı desteği …’in hak sahibi olan tüm yakınlarının talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigortacının bu limitle sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır.
Hükme esas alınan 04.12.2014 tarihli ek aktüerya raporunda, davacı için destekten yoksun kalma tazminatı olarak 191.641,20 TL. ve ölenin dava dışı kızı … için 18.380,59 TL. hesaplanmış olup, iki hak sahibi için hesaplanan toplam tazminat 210.021,79 TL’dir. Hesaplanan toplam tazminat, davalının düzenlediği poliçedeki kişi başı teminat limiti olan 200.000,00 TL’yi aştığı halde, esas alınan bilirkişi raporunda garame hesabı yapılmadığından, rapor bu yönden de hatalıdır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece; davaya konu kazada ölen …’in destek talep hakkı olan anne babasının kaza tarihi itibariyle sağ olup olmadıkları da saptanıp, tüm hak sahiplerinin belirlenmesinden sonra; iki
hak sahibi durumuna göre hesaplama yapan raporda hesaplanan toplam tazminat, davalının düzenlediği ZMSS poliçesindeki 200.000,00 TL’lik limiti aştığı için, tüm hak sahiplerinin payları dikkate alınıp tazminatlarının hesaplanması ve tüm hak sahipleri arasında garameten paylaştırma yapılması konularında, ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için uygun bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.