Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi, Yayılması ve Ceza Davalarında Delil Olarak Kullanılması
Günümüzde dijital iletişimin yaygınlaşmasıyla birlikte kişisel verilerin korunması, ceza hukukunun en kritik ve hassas konularından biri haline gelmiştir. Kişiyi belirli kılan veya belirlenebilir kılan her türlü bilgi kişisel veri olarak kabul edilmektedir. Ad, soyad, T.C. kimlik numarası, telefon numarası gibi temel bilgilerin yanı sıra kişilerin WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları ve telefon kayıtları da bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 136. maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, kişisel verilerin yetkisiz bir şekilde başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesiyle oluşur. Kişisel verilerin korunması hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir haktır. Hukuka aykırı şekilde elde edilen veriler hem ciddi cezai yaptırımlara yol açmakta hem de mahkemelerde delil olarak değerlendirilirken hukuki engellere takılmaktadır. Ceza hukuku alanındaki 10 yıllık mesleki tecrübemiz göstermektedir ki, davaların seyrini değiştiren en önemli husus delillerin elde ediliş biçimidir.

TCK 136 Kapsamında Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi Suçunun Unsurları
TCK m. 136 uyarınca, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun oluşması için verinin hukuka aykırı yollarla elde edilmiş veya dağıtılmış olması yeterlidir.
- Veriyi Başkasına Verme: Kişisel verinin yetkisiz üçüncü bir kişiye aktarılmasıdır.
- Veriyi Yayma: Verinin birden fazla kişinin erişebileceği bir ortama aktarılması veya aleni hale getirilmesidir.
- Veriyi Ele Geçirme: Kişinin hakimiyeti altında bulunmayan bir kişisel veriyi, sahibinin rızası olmaksızın kendi kontrolüne almasıdır.
Bu suç şekli bakımından şikayete bağlı değildir; resen (kendiliğinden) soruşturulur ve kovuşturulur. Ayrıca uzlaştırma kapsamında değildir. Suçun nitelikli halleri TCK m. 137’de düzenlenmiş olup, kamu görevlisi tarafından görevin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır.
Sanal Bahis ve Yasa Dışı Bahis Suçu Nedir? Para Transferi Yapan Kişinin Ceza Sorumluluğu yazımızı okumak için
WhatsApp Yazışmaları ve Telefon Kayıtlarının Hukuki Niteliği
WhatsApp mesajları, SMS’ler ve ses kayıtları kişisel veri niteliğindedir. Bu verilerin bir ceza davasında kullanılabilmesi için hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş olması şarttır. Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrası uyarınca:
“Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.”
Bir kimsenin telefonuna gizlice yazılım yükleyerek, izinsiz bir şekilde telefonunu alarak veya ekran görüntüsü alıp üçüncü kişilere göndererek elde edilen WhatsApp yazışmaları hukuka aykırı delil teşkil eder. Bu şekilde elde edilen kayıtlar mahkemede delil olarak kullanılamayacağı gibi, bu eylemi gerçekleştiren kişi hakkında da kişisel verileri ihlal suçundan soruşturma açılmasına sebebiyet verir.
Ancak, Yargıtay içtihatlarında istisnai durumlar mevcuttur. Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçu (örneğin tehdit, şantaj, hakaret) kanıtlamak amacıyla, başka türlü delil elde etme imkanının bulunmadığı ani gelişen durumlarda aldığı kayıtlar hukuka uygun kabul edilebilmektedir. Burada kilit nokta, kaydın önceden kurgulanmamış ve meşru müdafaa amacına yönelik olmasıdır.
Hukuka Aykırı Delillerin Ceza Davasındaki Durumu
Ceza muhakemesinde temel ilke “delil serbestisi” olmakla birlikte, bu serbesti hukuka uygunluk sınırı ile kısıtlanmıştır. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen bilgi ve belgeler, dosya içerisinde ne kadar somut bir gerçeği ortaya koyarsa koysun, adil yargılanma hakkı gereği mahkemece karara esas alınamaz.
- Gizlice alınan telefon ses kayıtları mahkemede dinlenemez ve delil hükmü taşımaz.
- Başkasına ait sosyal medya hesaplarına izinsiz girilerek alınan ekran görüntüleri hukuka aykırı delil niteliğindedir.
- Hukuka aykırı deliller ile ulaşılan diğer yan deliller de “zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” ilkesi uyarınca geçersiz sayılabilir.
Bu tür durumlarda şüpheli veya sanık müdafii olarak avukatın görevi, dosyaya sunulan hukuka aykırı delillere derhal itiraz etmek ve bunların dosyadan çıkarılmasını talep etmektir. 10 yılı aşan tecrübemiz, usul kurallarının esastan önce geldiğini ve hukuka aykırı delillerin elenmesinin davanın kaderini doğrudan etkilediğini açıkça göstermektedir.
Olay: Sanık (A), aralarında ticari uyuşmazlık bulunan katılan (B)’nin rızası ve bilgisi olmaksızın, üçüncü bir kişi vasıtasıyla (B)’ye ait telefon ekranındaki WhatsApp yazışmaları fotoğrafını çekmiş ve bu görselleri aralarındaki alacak davasına ve ardından cumhuriyet savcılığına sunduğu şikayet dilekçesine eklemiştir. Katılan (B), kişisel verilerinin ve özel hayatının ihlal edildiği gerekçesiyle şikayetçi olmuştur.
Hukuki Değerlendirme ve Sonuç: Mahkemece yapılan yargılamada, (A)’nın sunduğu WhatsApp ekran görüntülerinin, (B)’nin rızası dışında gizlice çekilerek elde edildiği tespit edilmiştir. Sanık (A) savunmasında, suçsuzluğunu ve alacağını ispat etmek amacıyla bu kayıtları kullandığını belirtmişse de; söz konusu kayıtların önceden planlanarak ve hukuka aykırı şekilde ele geçirildiği, ani gelişen bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır.
10 yıllık ceza hukuku pratiğimiz doğrultusunda değerlendirdiğimizde; mahkeme, sanık (A)’nın eylemini TCK m. 136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçu olarak nitelendirmiş ve sanık hakkında mahkumiyet kararı vermiştir. Aynı zamanda hukuka aykırı olarak elde edilen bu WhatsApp yazışmaları, diğer yargılamada delil değerlendirmesinden çıkarılmıştır. Bu vaka, haklı bir iddiayı ispatlamaya çalışırken dahi hukuka aykırı yollara başvurmanın kişiyi sanık konumuna getirebileceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Eşimin veya sevgilimin telefonundaki WhatsApp mesajlarını delil olarak mahkemeye sunabilir miyim?
Eşinizin veya bir başkasının telefonunu gizlice karıştırarak, şifresini kırarak veya izinsiz ekran görüntüsü alarak elde ettiğiniz mesajlar hukuka aykırı delil niteliğindedir. Bu durum hem delilin geçersiz sayılmasına hem de hakkınızda TCK m. 136 veya özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ceza davası açılmasına neden olabilir.
2. Bana gönderilen tehdit mesajının ekran görüntüsünü alıp savcılığa vermek suç mudur?
Hayır. Kendinize doğrudan gönderilen ve şahsınızı hedef alan tehdit, hakaret veya şantaj içerikli mesajların ekran görüntüsünü alarak yetkili makamlara sunmanız suç teşkil etmez. Bu durum yetkili makamlara başvuru hakkı (Anayasal hak) kapsamındadır.
3. Kişisel verilerin ele geçirilmesi suçu şikayete bağlı mıdır?
Hayır, TCK m. 136’da düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu şikayete bağlı bir suç değildir. Şikayetten vazgeçilse dahi cumhuriyet savcılığı soruşturmayı ve mahkeme yargılamayı sürdürür.
4. Telefon görüşmesi ses kaydı almak her durumda suç mudur?
İzinsiz ses kaydı almak kural olarak TCK m. 133 uyarınca suçtur ve bu kayıtlar delil olarak kullanılamaz. Ancak kişinin kendisine karşı işlenen bir suçu engellemek veya yetkili kolluk kuvvetlerine sunmak amacıyla, o an başka bir delil toplama imkanı yokken aldığı anlık kayıtlar hukuka uygun kabul edilebilmektedir.
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423
İletişim: 0532 715 47 05
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK m. 135, 136, 137, 138)
- 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK m. 217)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (m. 20, 38)
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi Emsal Kararları

Bir yanıt yazın