İcra-İflas Hukuku

Kişilik Haklarına Saldırı Nedeniyle Manevi Tazminat İstemi

İddia ve savunma hakkının üstünlüğü ilkesi gereğince, davanın görülmesi sırasında tarafların avukatlarının mahkemeye sundukları dilekçeler, deliller veya yaptıkları açıklamalar savunma sınırlarını aşmadığı takdirde, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında değerlendirilemez ve haksız eylem olarak nitelendirilemez.

Yargıtay
4.Hukuk Dairesi

Esas : 2016/2954
Karar : 2017/8683
Karar Tarihi : 26/12/2017

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 14/04/2015 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/11/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının taraf olduğu … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/88 esas sayılı dosyasında görülen itirazın kaldırılması ve iflas davası esnasında dava dışı …’nun vekilliğini üstlenen …’nun alınan bilirkişi raporuna karşı 17/10/2010 havale tarihli bir beyan dilekçesi sunduğunu, bu beyan dilekçesinde davacı hakkında sarf edilen sözler nedeniyle davalı avukatın hakaret suçundan cezalandırıldığını, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini belirterek, davaya konu sözler nedeniyle uğramış olduğu manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davaya konu beyan dilekçesinde belirtilen sözlerin savunma sınırları kapsamında kaldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İddia ve savunma hakkının üstünlüğü ilkesi gereğince, davanın görülmesi sırasında tarafların avukatlarının mahkemeye sundukları dilekçeler, deliller veya yaptıkları açıklamalar savunma sınırlarını aşmadığı takdirde, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında değerlendirilemez ve haksız eylem olarak nitelendirilemez.
Dosya kapsamına göre; davalı …’nun, … Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu beyan dilekçesinde yer alan uyuşmazlık konusu söz ve ifadelerin, dava dışı…vekili sıfatıyla ve onun vermiş olduğu talimat doğrultusunda sarf edildiği ve kullanılan sözlerin bir bütün halinde iddia ve savunma dokunulmazlığısınırları içerisinde kaldığının kabulü gerekmektedir. Şu durumda mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgulara dayanılarak davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçe ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz.