Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu

yazar:

kategori:

Kamu Görevlisine Hakaret Suçunun Unsurları, Cezası ve Hukuki Süreçleri

Günlük yaşamda kamu hizmeti sunan memurlar, polisler, sağlık çalışanları veya adliye personeli ile vatandaşlar arasında zaman zaman gerginlikler yaşanabilmektedir. Ancak bu gerginliklerin hakaret boyutuna varması, Türk Ceza Kanunu kapsamında sıradan bir hakaret suçundan çok daha ağır sonuçlar doğurmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun, bir kamu görevlisine karşı görevini yerine getirmesi nedeniyle işlenmesi hali, suçun nitelikli unsurlarından biridir. Ceza hukuku pratiklerimde sıklıkla karşılaştığım bu suç tipi, hem devlet mekanizmasının saygınlığını korumayı hem de kamu görevlisinin onur, şeref ve haysiyetini güvence altına almayı amaçlar.

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun oluşabilmesi için en temel şart, hakaret eyleminin kamu görevlisinin yürüttüğü kamu göreviyle illiyet bağı (neden-sonuç ilişkisi) içinde olmasıdır. Yani, hakaretin nedeni kamu görevlisinin yaptığı iş, aldığı bir karar veya uyguladığı bir işlem olmalıdır. Örneğin, bir trafik polisinin ceza yazması üzerine ona hakaret edilmesi bu suçu oluştururken, aynı polise aralarında hususi bir alacak verecek meselesi yüzünden hakaret edilmesi genel hakaret suçunu oluşturur. Kamu görevlisi kavramı, sadece memurları değil, avukatları, hakimleri, savcıları, hekimleri ve kanunun kamu görevlisi saydığı tüm kişileri kapsamaktadır.

Suçun Cezası, Şikayet Süresi ve Uzlaşma Durumu

Normal şartlarda hakaret suçu şikayete tabi bir suç olmasına rağmen, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu şikayete tabi değildir. Bu durum, suçun kolluk kuvvetleri veya savcılık tarafından öğrenildiği anda resen (kendiliğinden) soruşturulacağı anlamına gelir. Mağdur olan kamu görevlisi şikayetinden vazgeçse dahi, kamu davası düşmez ve yargılama devam eder. Suçun dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır. Bu süre içinde her zaman soruşturma açılabilir.

TCK m. 125/3-a uyarınca, suçun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz. Eğer hakaret eylemi, kamu görevlisinin mensup bulunduğu din, mezhep, sosyal, felsefi, siyasi düşünce, açıklama veya yaymaya çalıştığı görüşlerden dolayı ya da dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı işlenirse ceza yine bu alt sınırdan belirlenir. Ayrıca suçun alenen (herkesin görebileceği veya duyabileceği bir ortamda) işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. Bu suç tipi, niteliği gereği uzlaşma kapsamında değildir.

TCK Madde 125/3: Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı… işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

Gaziantep bölgesinde takip ettiğimiz bir dosyada, müvekkil A.B., tapu müdürlüğünde babasından kalan bir taşınmazın devir işlemleri sırasında evrak eksikliği gerekçesiyle işleminin gecikmesi üzerine sinirlenmiştir. Müvekkil, veznedeki kamu görevlisine hitaben tüm salonun duyacağı şekilde “Siz zaten rüşvet yemeden iş yapmazsınız, buradaki herkes görevini kötüye kullanıyor, şerefsizler” şeklinde bağırmıştır. Olay tutanağa bağlanmış ve müvekkil hakkında dava açılmıştır. 10 yıllık mesleki tecrübemiz ışığında mahkemede yaptığımız savunmada, müvekkilin o esnada ağır bir panik atak krizi geçirdiğini, iradesinin sakatlandığını ve sözlerin doğrudan memurun şahsına değil, sistemin yavaşlığına yönelik haksız bir serzeniş olduğunu hukuki delillerle ortaya koyduk. Mahkeme, haksız tahrik hükümlerini uygulayarak ve müvekkilin sabıka kaydının temiz olmasını gözeterek hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı vermiş, müvekkil cezaevine girmekten kurtulmuştur.

Ceza yargılamasında eleştiri sınırı ile hakaret arasındaki çizgi çok ince çekilmiştir. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, kaba, nezaketsiz veya ağır eleştiri niteliğindeki sözlerin hakaret suçunu oluşturmayacağını açıkça belirtmektedir. “Siz işinizi yapmıyorsunuz”, “Beceriksizler” gibi ifadeler ağır eleştiri olarak kabul edilebilirken; kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil isnadı veya sövme eylemleri doğrudan suçun oluşmasına sebebiyet verir. Doğru bir savunma stratejisi kurulmadığı takdirde, sanıkların hapis cezası ile karşı karşıya kalması kaçınılmaz olabilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Kamu görevlisi şikayetini geri çekerse dava düşer mi?

Hayır, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu resen soruşturulan bir suçtur. Bu nedenle mağdur memurun şikayetten vazgeçmesi davayı düşürmez, yargılama aynen devam eder.

2. Sosyal medya üzerinden memura hakaret etmenin cezası nedir?

Sosyal medya (Facebook, Twitter, Instagram vb.) üzerinden yapılan hakaretlerde suçun aleniyet unsuru oluştuğu kabul edilir. Bu durumda TCK 125/4 maddesi uyarınca verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

3. Bu suçtan dolayı hapis cezası alınırsa ertelenir mi veya adli para cezasına çevrilir mi?

Eğer sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti yoksa ve mahkemede olumlu bir kanaat oluşmuşsa, hükmedilen ceza adli para cezasına çevrilebilir, ertelenebilir veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir.

4. Devlet memuru kendisine hakaret eden kişiye tazminat davası açabilir mi?

Evet, ceza davasının yanı sıra, kişilik hakları saldırıya uğrayan kamu görevlisi, hakaret eden kişi aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.


Gaziantep Barosu Sicil No: 2423
İletişim: 0532 715 47 05

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  • Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 125
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi Güncel İçtihatları
  • Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ilgili maddeleri


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir