Cinsel İstismarda Mağdurun Şikayetten Vazgeçmesi

yazar:

kategori:

Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Şikayet Müessesesi ve Davanın Seyri

Ceza hukuku uygulamalarımızda en hassas konuların başında çocukların cinsel istismarı suçları gelmektedir. Toplumda ve mağdur yakınlarında, mağdurun veya kanuni temsilcisinin şikayetini geri çekmesi halinde davanın tamamen kapanacağı yönünde yanlış bir inanış bulunmaktadır. Ancak Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bu suçlar, kural olarak şikayete tabi olmayan, yani devlet tarafından resen (kendiliğinden) takip edilen kamu davalarındandır.

On yıllık mesleki tecrübem doğrultusunda belirtmeliyim ki, cinsel istismar iddiaları yargıya taşındığı andan itibaren hukuki süreç şikayete bağlı olmaktan çıkar. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi, soruşturma veya kovuşturma (mahkeme) aşamasında ceza davasını doğrudan düşürmez. Cumhuriyet savcılığı ve ceza mahkemesi, kamu yararı ve çocuğun korunması ilkesi gereğince delilleri toplamaya ve yargılamaya devam eder.

Burada kritik ayrım, mağdurun yaşı ve suçun işleniş şeklidir. Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenen çocukların cinsel istismarı suçu şikayete tabi değildir. Öte yandan, TCK madde 102’de düzenlenen ergin kişilere yönelik cinsel saldırı suçunun basit hali şikayete tabi iken, nitelikli halleri yine şikayete tabi değildir. Bu nedenle hukuki süreci değerlendirirken suçun tam olarak hangi madde kapsamında kaldığını doğru analiz etmek gerekir.

Yargılama aşamasında mağdurun ifadesini değiştirmesi veya şikayetini geri çekmesi durumunda, mahkeme bu beyanın özgür iradeyle verilip verilmediğini titizlikle inceler. Maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla adli tıp raporları, tanık beyanları, pedagog raporları ve uzman görüşleri gibi diğer somut deliller birlikte değerlendirilir. Eğer dosyadaki mevcut deliller suçu sübuta (kesinliğe) erdiriyorsa, sanık hakkında şikayet yokluğuna bakılmaksızın ceza tayin edilir.

Gaziantep bölgesinde yürüttüğümüz bir dosyada, 16 yaşındaki mağdurun ailesi, akrabalar arası baskılar ve toplumsal kaygılar nedeniyle mahkeme aşamasında şikayetten vazgeçtiklerini beyan etmiştir. Sanık müdafi bu beyanın ardından davanın düşürülmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak mahkeme heyetine sunduğumuz beyanlar ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda, suçun şikayete bağlı olmadığı, kamu davası niteliğinde olduğu vurgulanmıştır. Dosyadaki adli görüşmeci raporları ve WhatsApp yazışmaları gibi somut deliller incelenmiş; şikayetten vazgeçmeye rağmen yargılamaya devam edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

“Çocukların cinsel istismarı suçlarında, mağdurun veya vekilinin şikayetten vazgeçmesi kamu davasının yürütülmesine engel teşkil etmez. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi hukuki bir zorunluluktur.” (Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas Kararı)

Sıkça Sorulan Sorular

1. Mağdur şikayetini geri çekerse sanık hemen tahliye edilir mi?

Hayır, sanığın tahliye edilip edilmeyeceği sadece şikayetten vazgeçmeye bağlı değildir. Mahkeme, dosyadaki delil durumunu, kaçma şüphesini ve suçun niteliğini dikkate alarak tutukluluk halinin devamına veya tahliyesine karar verir.

2. 15-18 yaş grubundaki çocuklarda şikayetten vazgeçme davayı düşürür mü?

TCK 103 kapsamında 15 yaşını tamamlamış çocuklara yönelik hile, cebir veya tehdit olmaksızın gerçekleştirilen bazı eylemler şikayete tabi olabilir. Ancak eylemde cebir, tehdit varsa veya nitelikli bir hal söz konusuysa şikayetten vazgeçme davayı düşürmez. Her somut olayın ceza avukatı tarafından ayrı incelenmesi gerekir.

3. Aile şikayetten vazgeçerse çocuk hakimi yine de ceza verebilir mi?

Evet, verebilir. Çocukların cinsel istismarı suçlarında korunan hukuki değer doğrudan çocuğun kendisidir. Ailenin veya kanuni temsilcinin şikayetten vazgeçmesi, suçun şikayete tabi olmayan hallerinde hakimin ceza vermesine engel değildir.

İletişim Bilgileri:
Avukat Aziz Cihan Kaçıran
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423
İletişim: 0532 715 47 05

Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  • 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (Madde 102, 103)
  • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi Güncel İlamsı

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir