Ceza Hukuku

Başkası Tarafından Düzenlenmiş Olan Kredi Kartı Başvuru Sözleşmesinin, Sahtecilik Suçunun Oluşmayacağı

Özet : Bu nedenlerle, adına kredi kartı talep edilen kişiden başkası tarafından düzenlenmiş olan “kredi kartı başvuru sözleşmesinin”, bir hakkın doğumuna elverişli nitelikte bir belge olarak sayılamayacağı cihetle; sanığın, maddi unsurunun bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraat yerine mahkumiyetine karar verilmesi.

T.C.
Yargıtay
21.Ceza Dairesi

Esas No : 2015/4905
Karar No : 2015/6331
Karar Tarihi : 16.12.2015

Sanık hakkında her ne kadar resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü verilmiş ise de;
Resmi belgede sahtecilik suçundan bahsedilebilmesi için, öncelikle bir resmi belgenin sahte olarak düzenlenmiş, değiştirilmiş ya da sahte bir resmi belgenin kullanılmış olması gerekmektedir. Belge, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; “hukuki bir hüküm ifade eden, bir hakkın doğumuna, bir olayın kanıtlanmasına yarayan yazılar”dan oluşur. Belgenin oluşması için, bu yazıların “kağıt” üzerine yazılması ile başka bir “eşya” üzerine (örneğin ağaç, metal levha, araba vs.) yazılması arasında fark bulunmamaktadır.

Düzenlenen, değiştirilen veya kullanılan belgenin, hukuki bir hüküm ifade etmemesi, bir hakkın doğumuna ya da bir olayın kanıtlanmasına yaramaması durumunda ise belgede sahtecilik suçları açısından “bir belgenin varlığından”, dolayısıyla suçun “maddi unsurunun oluştuğundan” söz edilemez.
Sanık ….’ın olay tarihinde eşi olan ….. adına ….. Bankasına kredi kartı başvurusunda bulunması ve bu bağlamda kredi başvuru sözleşmesi düzenleyip imzalayarak onun adına kredi kartı alması şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanık tarafından düzenlenerek başkası adına imzalanan “kredi kartı başvuru sözleşmesinin”, “bir hakkın doğumuna” elverişli nitelikte bir belge olduğu söylenemez. , ….. Bankası Genel Müdürlüğü’nden alınan 23.11.2010 tarihli yazıda da, “….Bankamız prosüdürleri gereği başvuru sahibi dışında üçüncü şahıslar tarafından başvuru yapılamaz. Bankamızın böyle bir uygulaması bulunmamaktadır” şeklinde bu husus açıkça belirtilmiş olup kredi kartı sözleşmesi kimin adına yapılıyor ise başvuruyu o kişinin yapması zorunludur. Başkası tarafından yapılan başvurular, adına başvuru yapılan kişi açısından bir hakkın doğumuna neden olmaz. Başvuru belgesini kabul etmeye yetkili ve belgeyi kimin düzenlediğini/imzaladığını/verdiğini kontrol etmekte görevli olan kişinin, yapması gereken kontrolü yapmamış, dikkatsiz davranmış veya görevini kötüye kullanmış olmasından kaynaklanabilecek ve kredi kartı alınmış olması gibi nedenlerle ” şeklen bir hakkın doğmuş olduğu kanaatini uyandırabilecek” neticelerin ortaya çıkması da, o eylemi “bir hakkın doğumuna” elverişli hale getirmez.

Bu nedenlerle, adına kredi kartı talep edilen kişiden başkası tarafından düzenlenmiş olan “kredi kartı başvuru sözleşmesinin”, bir hakkın doğumuna elverişli nitelikte bir belge olarak sayılamayacağı cihetle; sanığın, maddi unsurunun bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraat yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerde 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için uygun bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.