Ceza Hukuku

SANIĞIN YENİLENEN KAST ALTINDA MAĞDURU YARALADIKTAN SONRA EKONOMİK DEĞER TAŞIYAN MALINI ALIP AYRILMASI

Özet : Sanıkla geçmişte yaşadığı ilişkisinin bozulması ile olay zamanı ayrı yaşayan yakınanın, aracıyla seyir halinde iken kırmızı ışıkta durduğu sırada sanığın aracın ön sağ kapısını açıp bindiği, yakınanın araçtan inmesini söylemesine rağmen sanığın bunu kabul etmeyip yakınanla tartışma başladığı, bu tartışma esnasında sanığın üstünde taşıdığı maket bıçağı ile yakınanın yüzünü basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve yüzde sabit ize sebep olacak şekilde yaralayıp yakınanın elindeki cep telefonunu da alarak araçtan inerek uzaklaştığı olayda, öfke patlaması olarak başlayan sonrasında değişen ve yenilenen bir kast altında mağdurun ekonomik değer taşıyan malını alıp ayrılması, emniyet güçlerinin aramasıyla suça konu telefonu güvenlik güçlerine teslim ve gelişerek değişen kastının yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden haksız fiilinin hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşerek hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

T.C.
Yargıtay
6.Ceza Dairesi

Esas : 2017/3605
Karar : 2018/1106
Karar Tarihi : 05.02.2018

1- Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06/10/2016 tarih ve 2016/125 Esas ve 2016/201 Karar sayılı kararının CMK’nun 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Sanık … hakkında yağma suçundan açılan kamu davasında, sanığın suç kastı saptanamadığından CMK’nun 223/2-c maddesi gereğince BERAATİNE
Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06.10.2016 gün 2016/125 – 2016/201 sayılı ilamı ile kasten yaralama ve nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı, sanık … ve savunmanının, CMK 272 ve müteakip maddeleri uyarınca İstinaf kanun yoluna başvurması üzerine; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu verilen 17.01.2017 gün, 2016/86 Esas ve 2017/99 Karar sayılı kararı ile sanığın …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve savunmanının başvurusu üzerine “İstinaf başvurusunun esastan reddine” ; nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik ise “Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2016 gün 2016/125 – 2016/201 sayılı kararının CMK.280/2. madde uyarınca ortadan kaldırılmasına ve sanığın nitelikli yağma suçundan beraatine” dair karara karşı ise katılan … vekilince usulüne uygun olarak açılan temyiz davaları üzerine, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılıklar CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında incelenip görüşüldü;
1- Sanık …’nin katılan …’a yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Sanık … savunmanı Av….’nun 18/01/2017 tarihli süre tutum ve 16/02/2017 tarihli gerekçeli temyiz dilekçeleri ile istinaf mahkemesinin sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurduğu mahkumiyet hükmünü yasal süresi içerisinde temyiz etmişse de; sanığın cezaevi idaresi aracılığıyla göndermiş olduğu 24/01/2017 günlü dilekçesinde “Dosyamı temyiz etmeyerek verilen kararların onanmasını istiyorum “yönlü beyanının temyizden vazgeçme iradesi taşıdığı kabul edildiğinden; bu aşamadan sonra yetkisi bulunmayan sanık savunmanının temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298/1.maddesi uyarınca REDDİNE;
2- Katılan … vekilinin sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesine gelince;
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 17/01/2017 tarih, 2016/86-2017/99 sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’a yönelik nitelikli yağma kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık savunmanının istinaf başvurusu kabul edilip, sanığın yararlanma kastının bulunmadığı gerekçesiyle, mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
Kararın, katılan … vekiline 02/02/2017 tarihinde tebliği üzerine 10/02/2017 tarihinde usulüne uygun olarak temyiz davası açtıkları; katılan vekili dilekçesinde özetle, “…sanığın olay anında müvekkilenin cep telefonunu götürmesi ayrıca nitelikli yağma suçunu oluşturmaktadır. Neticede yağma suçu, cep telefonunun zilyetliğinin sanığa geçmesi ile tamamlanır. Sanığın cep telefonunu kullanmamış olması veya satmamış olması yağma suçunun oluşmasına engel değildir” yönünde görüş beyan ederek, beraat hükmünün bozulmasını istemiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2017 gün ve 2017/18645 sayılı, [“…sanığın katılan ile tartıştığı, tartışma sırasında katılana yönelik kasten yaralama suçunu gerçekleştirdiği ve bu aşamada katılanın cep telefonunu aldığı ve aynı gün polise teslim olduğunda telefonu polislere iade ettiği somut olayda; sanığın katılana ait telefonu hangi saik ile aldığının suçun yasal unsurlarının oluşumu için gerekli olmadığı, maket bıçağı ile sanık tarafından yaralanan katılandan telefonun alınması ile yağma suçuna vücut veren kastın ve neticenin gerçekleştiği ve bu suçtan mahkumiyetine hükmeden ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünün isabetli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraat hükmü kurulması” şeklinde (Bozma)] esas hakkında görüş içeren tebliğname ekinde gönderilen istinaf başvurusunun kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz dilekçelerinde ileri sürülen hukuka aykırılıklar CMK’nın 288. maddesi bağlamında; mutlak hukuka aykırılıklar ise CMK’nın 289. maddesi uyarınca re’sen incelendi;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir.
Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nın 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.
Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.
765 sayılı TCK’da “gasp” olarak adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.
Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir. Sanığın suç işlemesine sebep olan saik yerine failin dış dünyaya yansıyan eylemine göre hangi suçun oluşacağı tayin ve taktir olunur. Bu da dosyaya yansıyan delillerle mümkün olacağı bir gerçektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelirsek;
Sanıkla geçmişte yaşadığı ilişkisinin bozulması ile olay zamanı ayrı yaşayan yakınanın, geceleyin saat 20: 30 civarında aracıyla seyir halinde iken kırmızı ışıkta durduğu sırada, sanığın aracın ön sağ kapısını açıp bindiği, yakınanın araçtan inmesini söylemesine rağmen sanığın bunu kabul etmeyip yakınanla tartışma başladığı, bu tartışma esnasında sanığın üstünde taşıdığı maket bıçağı ile yakınanın yüzünü basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve yüzde sabit ize sebep olacak şekilde yaralayıp yakınanın elindeki cep telefonunu da alarak araçtan inerek uzaklaştığı olayda;
Sanık da farklı bir nedenle, öfke patlaması olarak başlayan sonrasında değişen ve yenilenen bir kast altında, mağdurun ekonomik değer taşıyan malını alıp ayrılması, mağdurun yasal şikayeti üzerine emniyet güçlerinin aramasıyla suça konu telefonu güvenlik güçlerine teslim ve gelişerek değişen kastının yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden suçun kanunda yer alan unsurlarına yanlış anlam yüklenerek, haksız fiilinin hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş,katılan … vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 17.01.2017 gün, 2016/86 Esas ve 2017/99 Karar sayılı duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu verilen inceleme sonucu verilen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 302/1. madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz.