Ceza Hukuku

Etkin Pişmanlık TCK Madde 221

Rate this post

1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.

(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.

(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.

(6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.

AÇIKLAMALAR ;

Silahlı terör örgütü üyesi olup da kendiliğinden örgütten ayrılarak teslim olan failin örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak edip etmediği ve yaptığı açıklamalrın doğruluğu EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN sorulup araştırıldıktan sonra hukuki durumun takdir ve tayini gerekir.

 

Suç Örgütü Mensubiyetinde Etkin Pişmanlık (TCK m. 221/2-3-4)

TCK m.221’in ilk fıkrasında etkin pişmanlık, örgüt kurucu ve yöneticilerine ilişkin olarak düzenlenmiş olup; yazımız kapsamında yalnızca örgüt üyesi bakımından önem arz eden fıkralar ele alınacaktır.

 

TCK m.221/2 uyarınca; “Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz”. Bu hükme göre; kişi suç örgütüne üye olmakla beraber, henüz hiçbir suça iştirak etmemiş olmalı ve bu örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmelidir. Bu koşulları gerçekleştiren örgüt üyesi bakımından kanun koyucu, herhangi bir cezaya hükmedilmeyeceğini öngörmüştür. Yargıtay kararlarında; bu fıkranın uygulanabilmesi için, işlenen suçun yalnızca örgüt üyeliğinden ibaret olması gerektiği vurgulanmaktadır.

 

TCK m.221/3’de ise, “Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.” ifadesiyle, örgüt üyesinin yakalandıktan sonra yararlanabileceği etkin pişmanlık düzenlenmiştir. Böylece fail; yakalanmasına rağmen, Kanunun aradığı şartları gerçekleştirdiği takdirde ceza almamaktadır. Burada kanun koyucu; yine henüz örgüt faaliyeti çerçevesinde hiçbir suça iştirak edilmemiş olunması koşulunu ararken, bu defa failin örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasına hizmet edecek bilgiler vermesini de beklemektedir.

Kişinin örgüt kurucusu, yöneticisi veya üyesi olmakla beraber, örgütün ulaştığı yapılanma boyutu nedeniyle dağılmasını sağlayacak imkanı bulunmayabilir. Kanun koyucu bu ihtimali de öngörerek, bu kişilerin etkin pişmanlıktan yararlanabileceği koşulları dördüncü fıkrada düzenlemiştir.

 

TCK m. 221/4 uyarınca; “Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır”. Kanun hükmünde sayılan kişilerin; örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesine, maddi gerçeğe ulaşılması bakımından önem atfedildiği görülmektedir. Ancak fıkrada kişilerin bu bilgileri gönüllü olarak teslim olduktan sonra vermeleri ile yakalandıktan sonra vermeleri arasında bir ayırım yapılmıştır. İlk durumda cezasızlık, ikinci durumda ise cezada indirim öngörülmüştür.

 

Temyiz aşamasında ise, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebi üzerine Yargıtay bozma kararı verip, dosyayı ilk derece mahkemesine göndermelidir. Her ne kadar bu görüşe katılmasak da, Yargıtay’ın bu görüşü destekleyen kararları mevcuttur. Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2018/139 E. ve 2018/1471 K. sayılı kararında: “Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; sanığın istinaf aşamasından sonra etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirerek, örgütle irtibatına ilişkin bilgiler verdiği 22.12.2017 tarihli dilekçesindeki hususlar değerlendirilip, yeniden ifadesi alınmak suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten bozulmasına” hükmedilmiştir.

SON OLARAK ;

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında TÜRK CEZA KANUNU 221. MADDESİNDE ÖNGÜRLEN HER BİR FIKRANIN UYGULAMA ALANI İLE ETKİN PİŞMANLIK KAPSAMINDA SANIĞA VERİLECEK OLAN MUHTEMEL CEZADAN YAPILACAK OLAN İNDİRİM MİKTARLARI DA FARKLILIK ARZ ETMEKTEDİR.

            ETKİN PİŞMANLIK KAPSAMINDA VERİLEN İFADE VE BEYANLARIN ADLİ MERCİLERE NE KADAR FAYDA SAĞLADIĞI/SAĞLAYACAĞININ DA KOLLUK GÜÇLERİ MARİFETİYLE TESPİT EDİLMESİ GEREKTİĞİ VURGULANMIŞTIR.

YİNE YARGITAY ETKİN PİŞMANLIĞIN HÜKÜM KESİNLEŞİNCEYE KADAR, YARGITAY AŞAMASINDA OLSA DAHİ KULLANABİLECEĞİNE HÜKMETMİŞTİR.

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Başa dön tuşu
Call Now Button
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için uygun bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.