Kategori: Aile Hukuku
-

TMK MADDE 505
İKİNCİ AYIRIM TASARRUF ÖZGÜRLÜĞÜ A. Tasarruf Edilebilir Kısım I. Kapsamı Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Bu mirasçılardan hiç biri yoksa, mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir. TMK MADDE 505’İN GEREKÇESİ Yürürlükteki Kanunun 452 nci maddesini karşılamaktadır. Madde arılaştırılmak suretiyle yeniden…
-

TMK MADDE 503
A. EhliyetII. Miras Sözleşmesinde Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir. TMK MADDE 503’IN GEREKÇESİ Yürürlükteki Kanunun 450 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddeden ve kaynak Kanundan farklı olarak uygulamada ve doktrinde kabul edildiği üzere, miras sözleşmesi yapabilmek için tasarrufta bulunanın kısıtlı olmaması koşulu da maddeye dahil edilmiştir. TMK…
-
Evlenmeden Önce Birlikte Yaşamaları Kararlaştırılmış Olmasına Rağmen Eşinin Önceki Evliliğinden Olan Çocuğunu İstememek Kusurdur
Özet : Evlenmeden önce birlikte yaşamaları kararlaştırılmış olmasına rağmen eşinin önceki evliliğinden olan çocuğunu istememenin kusur sayılacağı.Kadının önceki evliliğinden olan oğlunun yalnızca bir kez ortak konutta yüksek sesle müzik dinlemesi de kadına kusur olarak yüklenemez. Yargıtay2.Hukuk Dairesi Esas : 2016/621Karar : 2017/5690Karar Tarihi : 09.05.2017 “İçtihat Metni” MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan…
-

TMK MADDE 18 HISIMLIK
2) KAYIN HISIMLIĞI Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur. Kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz. TMK MADDE 18’IN GEREKÇESİ Maddenin kenar başlığında kullanılan “Sıhrî hısımlık” yerine Ülkemizde halk arasında çok yaygın olan ve dilimize yerleşmiş bulunan “Kayın hısımlığı” terimi kullanılmıştır.Madde daha anlaşılır biçimde…
-

TMK MADDE 17 HISIMLIK
1) KAN HISIMLIĞI Kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur. Biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy-altsoy hısımlığı; biri diğerinden gelmeyip de, ortak bir kökten gelen kişiler arasında yansoy hısımlığı vardır. TMK MADDE 17’NIN GEREKÇESİ Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber,, İsviçre Medenî Kanununun 20 nci maddesinin Fransızca metni dikkate alınarak usul ve füru…
-
TMK MADDE 12 FİİL EHLİYETİ
C) ERGİN KILINMA Onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir. TMK MADDE 12’NİN GEREKÇESİ Maddenin kenar başlığında “Kazaî rüşt” yerine 1984 tarihli Öntasarıya uygun olarak “Ergin kılınma” deyimi kullanılmıştır. Maddede küçüğü ergin kılmada görevli mahkemenin asliye mahkemesi olduğuna ilişkin belirlemenin hukukumuz bakımından gereksiz olduğu kabul edilerek “mahkemesi asliyece” yerine “mahkemece”…
-
TMK MADDE 9 FİİL EHLİYETİ
1) KAPSAMI Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir. TMK MADDE 9’UN GEREKÇESİ Maddenin konu başlığında “II. Medenî hakların kullanılması” ifadesi yerine, bir önceki maddede “hak ehliyetinin” düzenlendiği göz önünde tutularak “H.Fiil ehliyeti” ifadesi, kenar başlığında “1.Mevzuu” yerine “1.Kapsamı” sözcüğü kullanılmıştır. Gerçekten de bu madde, fiil ehliyeti açısından hak…
-
TMK MADDE 5 GENEL NİTELİKLİ HÜKÜMLER
Bu Kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır. TMK MADDE 5’İN GEREKÇESİ Maddenin kenar başlığı “Genel nitelikli hükümler” şeklinde değiştirilmiştir. Yürürlükteki maddenin Borçlar Kanununun genel hükümlerinin sadece “medenî hukuk ilişkilerinde” uygulanabileceği kanısını uyandıran ifadesi, Medenî Kanun ile Borçlar Kanununun 1 ilâ 181 inci maddelerindeki genel hükümler ile,…
-
TMK MADDE 4 HUKUKİ İŞLERİN KAPSAMI
4) HAKİMİN TAKDİR YETKİSİ Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. TMK MADDE 4’ÜN GEREKÇESİ Maddenin kenar başlığı 1984 tarihli Öntasarıdan alınmış, maddede yer alan “hak ve nısfetle hükmeder.” deyimi yerine, “hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.” deyimi kullanılmıştır.…
-

Zina Sebebine Dayanan Boşanma Davalarında, Hak Düşürücü Süre, Son Eylemin Bittiği Tarihten İtibaren Başlar
Özet : Zina sebebine dayanan boşanma davalarında, hak düşürücü süre, süre gelen eylemlerde, son eylemin bittiği tarihten itibaren başlar. Davalı (koca)’nın başka bir kadınla karı-koca gibi birlikte yaşamasının devamlılık arz ettiği, bu kadınla davanın açıldığı tarihte de birlikte yaşamın devam ettiği tanıklarca ifade edildiğine göre, altı aylık hak düşürücü sürenin sona erdiğinden söz edilemez. Yargıtay2.Hukuk…