Günümüzdeki gelişmeler hızla ilerlemesi, iletişim araçlarının yaygın olarak kullanıma sunulması sağlamdır, ancak bu durumun beraberinde getirdiği birçok hukuki sorun da bulunmaktadır. Bu yazılı, evli olduğu halde telefonda birden fazla aramanın cinsel taciz suçunu oluşturmadığını hukuki bir perspektiften beri başlatıyor.
1. Cinsel Taciz Suçu ve Tanımı:
Cinsel taciz, cinsel içerikli istenmeyen davranışlar ve sözlü ifadeler yoluyla bir kişinin rızasını almadan cinsel özellikler sağlamayı amaçlayan bir suç türüdür. Cinsel taciz, kişinin rızası olmadan cinsel içerikli işlemlere maruz kalmasıyla ilgili geniş bir yelpazeyi kapsar.
2. Telefonda Arama ve Taciz Suçunun Bağlantısı:
Evli olduğunu bilen bir kişiyi telefonda birden fazla ararsanız, eğer bu aramalar gizli cinsel içerikli ifadeler içeriyorsa, cinsel taciz suçunu görebilirsiniz. Telefonda yapılan aramalar, kişinin rızası olmadan görünür, cinsel tacizin bir formülü olarak değerlendirilebilir.
3. Elektronik İletişimde Cinsel Taciz:
Teknolojinin yaygın kullanımı ile birlikte, telefon, mesaj ve diğer iletişim araçları üzerinden satılan cinsel içerikli taciz eylemleri de. Elektronik iletişim, cinsel taciz suçlarının gizli ve kişisel bir şekilde gerçekleştirilmesine daha olanak tanır.
4. Rıza ve İstek Dışı İletişim:
Cinsel taciz suçlamalarında rıza önemli bir faktördür. Eğer kişi, aramaları istemiyorsa ve rıza göstermiyorsa, bu tür iletişimler cinsel taciz suçunu yaygındır. İstek dışı canlı içerikli iletişimler, arızaları psikolojik olarak olumsuz olabilir.
5. Hukuki Sorumluluk ve Ceza:
Hukuki olarak, cinsel taciz suçu ciddi bir suç ve cezaları da bu doğrultuda ağırdır. Cinsel taciz suçu, mağduriyetin rızası olmadan yapılan cinsel yaşamı içerir. Bu nedenle, evli olduğu bilinen bir kişi telefonda tacizde bulunabilir, yasal sorumluluk alabilir ve ciddi cezalar verebilir.
6. İspat ve Delil Yeterliliği:
Cinsel taciz suçlamaları genellikle mahkemede delillere dayanır. Telefonda gerçekleşen aramaların kayıtları, mesajları veya diğer elektronik iletişim kanıtları, mahkemede yapılan suçlamaların kanıtında önemli bir rol oynuyor.
Sonuç olarak, evli olduğunu bildiren bir kişinin telefonda birden fazla aramanın cinsel taciz suçunu oluşturmadığı, kişinin rızasına dayanmaktadır. Ancak, rıza olmadan cinsel içerikli iletişimler, cinsel taciz suçlarını ve bu durumlarda ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Her durum benzersizdir ve ayrıntılı bir hukuki değerlendirme gerektirir.
7. Sözlü Taciz ve Psikolojik Etkiler:
Telefon aramaları sırasında gerçekleşen sözlü taciz, mağdur üzerinde ciddi psikolojik etkiler bırakabilir. Bu etkiler arasında korku, endişe, stres ve travma bulunabilir. Bu nedenle, cinsel taciz sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik olarak da yaşanan etkiler.
8. İletişim Kayıtları ve Delil Koleksiyonu:
Cinsel taciz iddiaları genellikle mahkemede kanıtlanmakta kullanılıyor. İletişim kayıtlarında, bu tür suçlamaların doğruluk değerleri önemlidir. Telefon görüşmelerinin kaydedilmesi veya mesajların saklanması, mahkemede bulunan önemli deliller olabilir.
9. Hukuki Koruma ve Mahkeme Süreci:
Cinsel tacize uğrayan kişilere, hukuki dayanıma ve adalet arama haklarına sahiptirler. Mahkeme süreci, suçlamaların değerlendirilmesi, kişilerin haklarının alınması ve adil bir kararın kapsamını içerir.
10. Cinsel Taciz Suçlarının Artan Önemi:
Toplumda cinsel taciz suçlamalarına karşı giderek artıyor. Bu durum, suçlamaların daha ciddiyetini, mağduriyetlere daha fazla destek sağlanmasını ve suçluların cezalandırılmasını genelleştiriyor.

Özet : Sanığın, evli olduğunu bildiği katılanı telefonda birden fazla arayıp, konuşmanın birinde de “müsait misin, ben sizin hayranlarınızdan biriyim” demesi şeklindeki eyleminin, TCK’nın 105. maddesi kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturduğu.
Yargıtay
18.Ceza Dairesi
Esas : 2019/315
Karar : 2020/494
Karar Tarihi : 14/01/2020
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Sanığın, evli olduğunu bildiği katılanı telefonda birden fazla arayıp, konuşmanın birinde de “müsait misin, ben sizin hayranlarınızdan biriyim” demesi şeklindeki eyleminin, TCK’nın 105. maddesi kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de, sanık hakkında uzlaşma kapsamında olmayan cinsel taciz suçundan kamu davası açıldığı, yargılama neticesinde eyleminin uzlaşma kapsamına giren kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu olarak kabulü karşısında, yönteme uygun olarak CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK‘nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu konu hakkında benzer makaleler için tıklayın
