Ticaret Hukuku

YABANCI MAHKEME KARARININ TENFİZİ

Özet : MÖHUK 53. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının tenfizi için dava tarihinde kesinleşmiş olması şarttır. Sunulan yabancı mahkeme kararında yürürlüğe girdiğine dair şerh mevcuttur. Bilirkişi raporunda yorum suretiyle kararın kesinleşmiş olduğuna dair görüş belirtilmiş ise de, dava tarihinde kesinleşme şerhi bulunan mahkeme ilamının sunulması gerektiğinden, yabancı mahkeme ilamında yer alan, kararın yürürlüğe girdiğine dair şerh, kararın o tarihte kesinleşip kesinleşmediği konusunda tereddüt uyandırmakta olup, mahkemece davacıya hangi tarihte kesinleştiğini gösteren kesinleşme şerhini taşıyan yabancı mahkeme kararının sunulması için mehil verilmesi veya gerektiğinde Adalet Bakanlığı aracılığı ile istinabe suretiyle kesinleşme tarihini ve şerhini içeren ilamın tasdikli örneğinin istenmesi ve sonuca göre karar vermesi gerekirken aksine düşünceyle bilirkişi raporundaki yoruma göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

T.C.
Yargıtay
11.Hukuk Dairesi

Esas : 2015/12323
Karar : 2017/135
Karar Tarihi : 09.01.2017

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/03/2015 tarih ve 2014/632-2015/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı alacak davasının yabancı mahkeme kararı ile son bulduğunu, bu bağlamda … Bölge Mahkemesi’nin 18/04/2013 tarih ve 1531 sayılı kararının kesinleştiğini ileri sürerek adı geçen yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve hükmün icra edilebilir hale gelmesi için tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, çeviri metninde yabancı mahkeme kararının kesinleştiğine dair net bir şerhin olmadığını, … ile Türkiye arasında karşılılık esasının bulunması halinde tenfiz kararı verilmesi gerektiğini, söz konusu mahkeme kararında davalı şirketin hak ve menfaatlerinin yeterince korunmadığını ve tebligatların davalı şirketin …‘daki irtibat adresine yapıldığını, savunma haklarına yeterince riayet gösterilmediğini, tenfize konu kararın kamu düzenine açıkça aykırı olup kararın gerekçesiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia ve savunma ile tüm dosya kapsamına göre, tenfize konu mahkeme ilamının Türkçe çevirisinde ilamın yürürlüğe girdiği tarihin tespit edilmesi amacıyla 23/02/2015 havale tarihli bilirkişi raporu aldırıldığı, tenfize konu … … Bölge Mahkemesi’nin 18/04/2013 tarih ve 1531 sayılı ilamının onaylı suretinin ve tercümesi ile mahkeme ilamının kesinleştiğine ilişkin şerhin dosyaya ibraz edildiği, ibraz edilen bilirkişi raporuna göre ilamın … usul kanununa göre kesinleşmiş olduğu, ilamın Türk mahkemesinin kesin yetkisini ilgilendiren bir konuda verilmemiş olduğu, davalıya usulüne uygun savunma hakkının tanındığı, kararı veren … ile Türkiye Cumhuriyeti devleti arasında karşılıklılık esasının bulunduğu, ilamın davalının savunma haklarına riayet edilerek verilmiş olduğu, tanıma ve tenfiz şartlarını sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekilli temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi talebine ilişkindir.
1- MÖHUK 53. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının tenfizi için dava tarihinde kesinleşmiş olması şarttır. Sunulan yabancı mahkeme kararında yürürlüğe girdiğine dair şerh mevcuttur. Bilirkişi raporunda yorum suretiyle kararın kesinleşmiş olduğuna dair görüş belirtilmiş ise de, dava tarihinde kesinleşme şerhi bulunan mahkeme ilamının sunulması gerektiğinden, yabancı mahkeme ilamında yer alan, kararın yürürlüğe girdiğine dair şerh, kararın o tarihte kesinleşip kesinleşmediği konusunda tereddüt uyandırmakta olup, mahkemece davacıya hangi tarihte kesinleştiğini gösteren kesinleşme şerhini taşıyan yabancı mahkeme kararının sunulması için mehil verilmesi veya gerektiğinde Adalet Bakanlığı aracılığı ile istinabe suretiyle kesinleşme tarihini ve şerhini içeren ilamın tasdikli örneğinin istenmesi ve sonuca göre karar vermesi gerekirken aksine düşünceyle bilirkişi raporundaki yoruma göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz.