Ceza Hukuku

Terör Saldırısı Sebebiyle Yaralanan Sivillerin Maddi Ve Manevi Tazminat Hakları Nelerdir ?

5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun Uyarınca

Kapsam

Bu kanun uyarınca “maddi zararlar”ın sulhen (dava açmadan) karşılanması esastır. Manevi tazminat talepleri bu kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır. Ayrıca AİHM hak ihlali tazminatları ve ilama bağlı (mahkeme kararına bağlı) alacaklar da kapsam dışı bırakılan tazminat kalemleri arasındadır.
Kapsama TMK’nın 1. Maddesi’nde yer alan terör amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek “her türlü suç teşkil eden eylemler” nedeni ile oluşan zararlar dâhil edilmiştir.
Kanun kapsamında hak sahibi olarak değerlendirilecekler, gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri olabilir. Yani yaralı ya da ölenin mirasçısı başvurabileceği gibi, eylem nedeni ile maddi zarara uğramış bölgedeki dershane, ticarethane gibi kurumlarla, lokanta, kuyumcu vb. esnaf statüsündeki iş yerleri de bu kanun kapsamında başvurucu olabileceklerdir.
Terör örgütü üyeliği ya da propagandası suçlaması nedeniyle mahkûm olmuş olanlar kapsam dışı bırakılmıştır.
Hakkında terör örgütü üyeliği ya da propagandası nedeniyle dava açılmış bulunan kişiler hakkında ise, dava sonuçlanıncaya kadar, bu kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılamaz. Ancak kişi hakkında soruşturma yürütülüyor olması, bu kanuna göre başvuruya engel değildir.

Zarar Tespit Komisyonu, Başvurunun Süresi, Şekli ve Sonuçlandırılması

Başvurunun muhatabı, olayın gerçekleştiği yer valiliğidir. Bu kanun kapsamında, valiliğe yapılan bir başvuru olması halinde, başvurudan itibaren 10 gün içerisinde, valinin görevlendirmesiyle “zarar tespit komisyonu” kurulur.
Başvurucular; yukarıdaki kapsama dahil edilmiş zarar görenler veya mirasçılarıdır.
Başvurularda; zarar görenin veya mirasçılarının adı, soyadı, ikametgâh adresi, zararın nevi, tutarı, gerçekleşme şekli ile gerçekleştiği yer ve tarihin yer alması gerekmektedir.
Komisyon; cana, vücut bütünlüğüne ve mala yönelik zararların tespit edilmesi ve uğranılan zararları sulh yoluyla karşılayacak safi miktarların belirlenmesi; mahsup edilecek miktarların belirlenmesi; nakdi ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve çalışma gücü kaybı oranlarının tespiti ve ayni ifa tarzının belirlenmesi görevlerini yapar.
Zararlar nakdi karşılanabileceği gibi, ayni karşılanması mümkünse, ayni olarak karşılanır. Örneğin, patlamada ses aracı zarar gördüyse aynı niteliklerde bir araç verilecektir.
Mahsup edilecek kalemler, yani alınacak maddi tazminattan düşürülecek ödemeler şunlardır; kamu kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca uygulanmış projelerin zararların giderilmesine katkıları;zarar görenin değerlendirebileceği enkaz ve diğer yararlar;sigorta şirketlerince veya ilgili mevzuata göre kamu kurum ve kuruluşları ile sosyal güvenlik kuruluşlarınca ödenen tazminatlar, tedavi ve cenaze giderleri;Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonundan yapılan yardımlar.

Başvurunun Süresi ve Şekli

Başvuru, zarara neden olan olayın öğrenilmesinden itibaren 60 gün ve her halde olayın meydana gelmesinden itibaren 1 yıl içerisinde yapılır.
Öğrenmeden itibaren 60 günlük süre geçirilmiş ise, sürenin, olayın bir terör olayı olduğunun bir mahkeme kararı ile tespit edilmesini müteakip, 60 gün olarak başlatılabilmesi mümkün olabilmelidir.
Sağlık sorunları ve tedavisi süren ve işgücü kaybı, tedavinin sonunda ortaya çıkacak olan kişiler bakımından da “zararın öğrenilmesi” süreci devam ettiğinden, bu sürecin bitiminden, yani zararın tam olarak öğrenilmesinden sonraki 60 gün içinde başvurmak mümkün olmalıdır. Danıştay kararları da bu yöndedir. Ancak bu ikinci durumda başvuru süresi en çok bir yıldır.
Ancak bu iki husus bir hukuk tartışması içermektedir. Risksiz yöntem “olay”dan itibaren 60 gün içinde başvurmaktır.

Yaralanma ve engelli hale gelme durumlarında, hastanede yatış süresi başvuru süresinin hesaplanmasında hesaba katılmaz.
Ancak, yaralandıktan hastaneye yatana kadar geçen süre, 60 günlük başvuru süresinden düşecektir. Hastaneden taburcu olunduğunda, yatana kadar geçen süre düşerek kalan süre işlemeye başlayacaktır.

Kanunun önceki metnindeki “sakatlanma” ibaresi “engelli hale gelme” olarak değiştirilmiştir.
Başvuru, olayın meydana geldiği İl Valiliğine yapılır.
Eyleme şehir dışından katılmış olan kişiler, olayın olduğu yer valiliğine kendi valilik, kaymakamlık ve T.C. Dış Temsilcilikleri eliyle başvurabilirler.Devletin diğer makamlarına, kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan başvurular da ilgili valiliğe gönderilir.

Başvurunun Sonuçlandırılması

Komisyon, başvurudan itibaren 6 ay içerisinde çalışmasını sonuçlandırır. Ancak gerekli görüldüğü hallerde vali bu süreyi 3 ay daha uzatabilir.
Dava açma süresi içinde yapılan başvurular,dava açma süresini durdurur. Dava açma süresine ilişkin açıklamalar, aşağıda tam yargı davası başlığında yapılmıştır. Dolayısıyla bu kanuna göre, zarar tazmini başvurusu yapıldığında İYUK’tan kaynaklanan dava açma süreleri bu başvuruyla durmaktadır.

Karşılanacak Zararın Kapsamı

*Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır taşınmazlara verilen her türlü zarar;

*Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri;

*Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararlar.

Komisyonca tespitler ve hesaplamalar yapıldıktan sonra sulhname tasarısı hazırlanır ve bir örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir.
Hak sahibi, davetin kendisine tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde, sulhname tasarısını imzalamak üzere, komisyona gitmeli veya yasal bir temsilci göndermelidir. Aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılır. Bu durumda İYUK hükümleri çerçevesinde, tamyargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini isteme hakkı saklıdır.
Sulhnamede belirlenen zararlar, sulhnamenin imzalanmasından sonra, valinin onayı üzerine üç ay içerisinde karşılanır.
Matbu sulhname örneğinde, “tüm zararlarım karşılandı” şeklinde bir ibra cümlesi yer almaktadır. Kanun, manevi zararlara ilişkin herhangi bir düzenleme içermemesi nedeniyle sulhname imzalanırken “manevi tazminat hakkım saklıdır” şeklinde şerh düşülmesi gerekmektedir.
Bunun dışında başvuran mağdur, maddi zararlarının da tam karşılanmadığı düşüncesindeyse sulhnameyi imzalamamalıdır. Bu durumda uzlaşmazlık tutanağı tutulmakta, dava açma süresi kaldığı yerden başlamaktadır.
Terör eylemleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sonucunda, malul olanlara çalışma gücü kaybı olması halinde, çalışma gücü kaybı oranında aylık bağlanır.
Yine terör eylemleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sonucunda, yaşamını yitirenlerin mirasçılarına da 5510 sayılı Kanun’un 34. Maddesi uyarınca aylık bağlanır.
Nakdi ödemeler hak sahiplerinin banka hesaplarına yapılır.
Bu Kanuna göre yapılacak başvurular her tür vergi, resim ve harçtan muaftır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now Button
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki anlamdaki tüm soru ve sorunlarınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz.