Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir? Zorla Alıkoymanın Cezası

yazar:

kategori:

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Cezası, Nitelikli Halleri ve Şikayet Süreci

Bireylerin istedikleri yerde bulunma, bir yerden bir yere gitme veya gitmeme özgürlüğü anayasal güvence altındadır. Bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmesini engellemek veya bir yerde kalmaya zorlamak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (zorla alıkoyma) olarak tanımlanır. Ceza hukuku pratiklerimde sıkça karşılaştığım bu suç, bireyin hareket serbestisini doğrudan kısıtlayan ve şahsiyet hakkına ağır darbe vuran bir fiildir. Türk Ceza Kanunu 109. maddesinde düzenlenen bu suç, failin mağduru belirli bir alanda fiilen veya psikolojik baskıyla tutmasıyla vücut bulur.

10 yıllık tecrübe ve mesleki birikimimiz göstermektedir ki, bu suç halk arasında yalnızca “birini odaya kilitlemek” veya “zorla kaçırmak” olarak bilinse de, hukuki boyutu çok daha geniştir. Mağdurun iradesinin sakatlanması, tehdit veya hile ile bir yerde kalmaya mecbur bırakılması da bu suç kapsamına girer. Ceza davalarında savunmanın ve iddiaların doğru temellendirilmesi, hak kayıplarının önüne geçilmesi adına hayati öneme sahiptir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Cezası Ne Kadardır?

Suçun temel şekli ile cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli halleri kanunda net biçimde ayrılmıştır. Türk Ceza Kanunu kapsamında öngörülen cezalar şu şekildedir:

  • Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmekten veya bir yerde kalmaktan alıkoyan kişi, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Suçun silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle veya çocuğa karşı işlenmesi halinde ceza 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası olur.
  • Suçun hile (aldatma) veya cebir (fiziksel zor kullanma) veya tehdit ile işlenmesi halinde 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
  • Suçun cinsel amaçla işlenmesi (mağduru cinsel ilişkiye zorlamak amacıyla alıkoyma) durumunda, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.

Eğer suç neticesinde mağdurun ekonomik bir zararı meydana gelmişse veya mağdur bedensel ya da ruhsal olarak zarar görmüşse mahkeme cezayı daha da ağırlaştırır. Bu tür karmaşık ceza yargılamalarında deneyimli bir avukatın hukuki desteği kritik rol oynar.

Şikayet Süresi, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, kamu düzenini ve bireysel özgürlüğü doğrudan hedef aldığı için şikayete tabi değildir. Mağdur şikayetçi olmasa veya şikayetinden vazgeçse dahi cumhuriyet savcılığı soruşturmayı resen (kendiliğinden) yürütür. Bu suç tipi ceza muhakemesinde uzlaşma kapsamında yer almaz; taraflar kendi aralarında anlaşsalar bile kamu davası devam eder. Suç için geçerli olan dava zamanaşımı süresi ise suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıldır.


Olay: Gaziantep’te yaşanan olayda, müvekkilimiz iş yerinden ayrılmak istediğini belirttiğinde, işveren ve iki çalışanı kapıyı kilitlemiş, müvekkilin cep telefonunu elinden alarak borç senedi imzalamadan dışarı çıkamayacağını söylemiştir. Müvekkil yaklaşık 4 saat boyunca bir odada kilitli tutulmuştur.

Olay tarafımıza intikal ettiğinde, fiilin birden fazla kişiyle (birlikte) ve tehdit/cebir kullanılarak işlendiğini tespit ettik. Alıkoyma eyleminin süresinden ziyade, mağdurun iradesinin baskı altına alınarak hürriyetinin kısıtlanmış olması suçun oluşumu için yeterlidir. Yürüttüğümüz etkin hukuki süreç neticesinde, yerel mahkeme sanıklar hakkında suçun nitelikli halinden ötürü hapis cezasına hükmetmiş ve ceza ertelenmemiştir.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Bir kişiyi sadece birkaç dakikalığına bir yere kilitlemek suç oluşturur mu?

Evet. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşması için belirli bir asgari süre şartı bulunmamaktadır. Mağdurun hareket özgürlüğünün haksız yere kısıtlandığı andan itibaren suç tamamlanmış olur. Sürenin kısa veya uzun olması sadece ceza miktarının tayininde (belirlenmesinde) dikkate alınır.

2. Borçlu olan birini parasını alana kadar bir yerde tutmak suç mudur?

Evet, kesinlikle suçtur. Alacak hakkı kişiye ihkak-ı hak (kendi hakkını kendi gücüyle alma) yetkisi vermez. Borcunu ödemeyen bir kişiyi alıkoymak, hukuka aykırı olup doğrudan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur.

3. Çocuğunu göstermeyen eşe karşı bu suçtan dava açılabilir mi?

Velayet hakkı kendisinde olmayan veya görüş gününde çocuğunu teslim etmeyen eşin eylemi genellikle “çocuğun kaçırılması ve alıkonulması” (TCK m. 234) suçunu oluşturur. Ancak çocuk hile veya cebirle tamamen hürriyetinden yoksun bırakılmışsa somut olayın özelliklerine göre TCK 109 da gündeme gelebilir.

4. Etkin pişmanlık hükümleri bu suçta uygulanır mı?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılan kişi, mağdura herhangi bir zarar vermeden ve soruşturma başlamadan önce onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa, etkin pişmanlık hükümleri uygulanır ve verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilir.


Avukat Aziz Cihan Kaçıran
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423
İletişim: 0532 715 47 05

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  • Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 109, 110
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu Güncel Emsal Kararları
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 19 (Kişi Hürriyeti ve Güvenliği)

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir