Miras Hukukunda Kazandırmaların Değerlendirilmesi ve Paylaşımı
Miras hukukunda ‘tenkise’, miras bırakanın kazandırmalarının, alacaklıların talebi üzerine mahkeme kararıyla tenkis beyanını ifade eder. Bu kazandırmaların değerlendirilmesinde, bunların paylaşılmasında önemli bir rol oynar.Mirasbırakanın sağlararası karşılıksız kazandırmalarının, tereke adı verilen miras bırakılan mal varlığına eklenmesi, tasarruf edilebilir bir kısmının hesabında yer alması, paylaşımının paylaşımında adil bir değerlendirme sunulmasını sağlar.
Miras kurallarında uygunluğun ve bağlantıların önemi üzerine odaklanabiliriz. Örneğin, tenkise tabi olan kazandırmaların, mirasçıların haklarının ve kaynakların adil bir şekilde paylaşılması açısından nasıl değerlendirildiği üzerinde durabiliriz.Bununla birlikte, makalenin oluşturulması için örnek olaylar, yargılama kararları veya güncel yasal düzenlemelerle desteklenebilir. Miras hukuku politikası temel prensipler, tenkise tabiiyetin nasıl belirlendiği, terekenin nasıl hesaplandığı gibi konular da açıklanabilir.Miras hukuku, çeşitli çeşitlilik değişkenliği, bu nedenle uluslararası bir bakış açısı da seçme önemli olabilir.
Ayrıca miras haklarıyla ilgili güncel tartışmalar, değişen yasal düzenlemeler ve bu alandaki olası gelişmeler de incelenebilir.Makalenin sonunda, miras hukukunun karmaşıklığına rağmen, adaletin ve bağlantıların genişliğini vurgulayarak okuyuculara ayrıntılara ve bunların anlaşılmasına yardımcı olabiliriz. Onun bir maddeyi açıklarken örnekleri ve açıklayıcı hukuki şartların kullanılabilirliği, okuyucuların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.

A.Tasarruf Edilebilir Kısım
III. Tasarruf Edilebilir Kısmın Hesabı
- Sağlararası Karşılıksız Kazandırmalar
Mirasbırakanın sağlararası karşılıksız kazandırmaları, tenkise tâbi oldukları ölçüde, tasarruf edilebilir kısmın hesabında terekeye eklenir.
TMK MADDE 508’İN GEREKÇESİ
Yürürlükteki Kanunun 455 inci maddesini karşılamaktadır. Madde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
TMK MADDE 508 İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI
Yargıtay
2.Hukuk Dairesi
Esas : 2009/11496
Karar : 2010/13257
Karar Tarihi : 01.07.2010
MAHKEMESİ : Burdur Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışındaki temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
