Kasten Yaralama Suçunun Hukuki Boyutları ve Cezayı Artıran Nitelikli Durumlar
Türk Ceza Kanunu kapsamında kasten yaralama suçu, bir kimsenin vücuduna acı vermek, sağlığını ya da algılama yeteneğini bozmak suretiyle işlenen bir suç tipidir. Kanun koyucu, bireyin vücut dokunulmazlığını ve beden bütünlüğünü korumayı amaçlamıştır. Bu suçun basit şekli şikayete bağlı olup daha az cezayı gerektiren halleri de mevcuttur. Ancak suçun işleniş biçimi veya mağdurun sıfatı gibi unsurlar devreye girdiğinde, nitelikli haller söz konusu olur ve ceza miktarı ciddi oranda artar. 10 yıllık mesleki tecrübemizle sabit olduğu üzere, kasten yaralama davalarında suçun hangi hukuki vasıfta değerlendirildiği davanın seyrini tamamen değiştirmektedir.
Kasten Yaralama Suçunun Cezayı Artıran Nitelikli Halleri
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin 3. fıkrasında kasten yaralama suçunun nitelikli halleri tek tek sayılmıştır. Suçun bu hallerden biriyle işlenmesi durumunda, şikayet aranmaksızın soruşturma ve kovuşturma resen (kendiliğinden) yürütülür.
Kamu Davası Cezaları Nelerdir? yazımızı okumak için
Cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren bu nitelikli durumlar şunlardır:
- Suçun üstsoya (anne, baba, büyükanne, büyükbaba), altsoya (çocuklar, torunlar), eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi,
- Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi,
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle (örneğin görev başındaki bir memura veya doktora karşı) işlenmesi,
- Silahla (hukuki tanımıyla suçta kullanılmaya elverişli her türlü kesici, delici, patlayıcı veya vurucu aletle) işlenmesi,
- Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu (sahip olduğu resmi gücü) kötüye kullanmak suretiyle işlenmesi.

Eşe ve Boşandığı Eşe Karşı Kasten Yaralama Suçu
Aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla kanun koyucu, eşe karşı işlenen kasten yaralama fiillerini çok daha ağır yaptırımlara bağlamıştır. Yapılan kanuni düzenlemelerle birlikte, suçun sadece resmi nikahlı eşe karşı değil, boşandığı eşe karşı işlenmesi de nitelikli hal kapsamına alınmıştır.
Türk Ceza Kanunu uyarınca, kasten yaralama suçunun eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi halinde, şikayetten vazgeçme davanın düşmesi sonucunu doğurmaz. Yargılama kamu davası olarak devam eder.
Bu düzenlemenin temel amacı, mağdur üzerindeki baskıları azaltmak ve devlet korumasını etkin kılmaktır. Uygulamada, eşler arasında yaşanan tartışmalar neticesinde şikayetten vazgeçme dilekçesi verilse dahi, mahkeme yargılamaya devam eder ve kusurlu tarafa ceza tayin eder. 10 yıllık pratik tecrübemiz göstermektedir ki aile içi şiddet dosyalarında doğru hukuki savunma stratejisi oluşturmak, hak kayıplarının önüne geçilmesi adına hayati önem taşır.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama
Kasten yaralama fiili gerçekleştirildikten sonra, failin kastettiğinden daha ağır veya başka bir sonucun meydana gelmesi durumunda neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri uygulanır. Örneğin, mağdurun yüzünde kalıcı bir iz kalması, kemik kırılması meydana gelmesi veya duyu organlarından birinin işlevini yitirmesi bu kapsamdadır.
- Kemik Kırılması: Yaralama neticesinde mağdurun vücudunda kemik kırığı oluşmuşsa, ceza kırığın hayati fonksiyonlara etkisine göre artırılır.
- Yüzde Sabit İz: Yaralama izinin kişinin yüzünde kalıcı hale gelmesi, cezanın bir kat artırılmasına neden olur.
- Yaşamı Tehlikeye Sokma: Fiilin mağdurun hayatını doğrudan tehlikeye düşürmesi durumunda verilecek ceza belirlenen alt sınırdan az olamaz.
Müvekkil (A), boşandığı eski eşi (B) ile çocukların velayeti konusunda tartışma yaşamış ve tartışmanın büyümesi üzerine taraflar arasında arbede çıkmıştır. Yaşanan arbedede (B), hafif şekilde yaralanmış ve adli tıp raporunda yaralanmanın basit tıbbi müdahale (basit bir tedavi) ile giderilebileceği belirtilmiştir. (B), daha sonra şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmiş olsa da suç boşandığı eşe karşı işlendiği için savcılık tarafından kamu davası açılmıştır.
Yargılama aşamasında takındığımız hukuki tavır ve sunduğumuz deliller neticesinde, olayın meşru müdafaa (yasal savunma) sınırları içinde kaldığı ve müvekkilin kendisini koruma içgüdüsüyle hareket ettiği kanıtlanmıştır. 10 yıllık mesleki birikimimiz ve doğru savunma kurgusu sayesinde müvekkil hakkında beraat kararı tesis edilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Eşe karşı kasten yaralamada şikayetten vazgeçersem dava düşer mi?
Hayır, düşmez. Eşe veya boşandığı eşe karşı işlenen kasten yaralama suçu nitelikli hallerden biri olduğu için şikayete bağlı değildir. Şikayetten vazgeçilse dahi savcılık soruşturmaya, mahkeme ise kovuşturmaya resen devam eder.
2. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir (BTM) yaralama nedir?
Mağdurun uğradığı yaralanmanın, ilk yardım veya basit bir pansuman gibi tıbbi müdahalelerle kolayca iyileştirilebilir düzeyde olmasıdır. Ancak bu durum nitelikli haller (örneğin silahla veya eşe karşı) ile birleştiğinde yine de ağır cezalar doğurur.
3. Kasten yaralama suçunda tutuklama kararı verilir mi?
Suçun işleniş biçimi, kullanılan araç (silah vb.), mağdurun uğradığı zararın ağırlığı ve nitelikli hallerin varlığı durumunda, ceza üst sınırı da dikkate alınarak mahkeme tarafından tutuklama kararı verilebilir.
4. Kasten yaralama davasında avukat tutmak zorunlu mudur?
Kanunen zorunlu olmamakla birlikte, kasten yaralama suçunun nitelikli halleri yüksek hapis cezaları öngördüğünden, hak kaybına uğramamak ve doğru bir savunma yapmak adına 10 yıllık tecrübeye sahip bir ceza avukatından profesyonel destek almanız son derece önemlidir.
Gaziantep Barosu Sicil No: 2423 | İletişim: 0532 715 47 05
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 86, 87
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 3. Ceza Dairesi Güncel İçtihatları

Bir yanıt yazın