Ceza Hukuku

Araç Alımında Alıcının Araştırma Yükümlülüğü Yoktur, Satıcının Bilgilendirme Yükümlülüğü Vardır

Rate this post

Özet : Somut olayda mahkemece alınan 22.10.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının 22.07.2013 tarihinde davalıdan satın aldığı aracın 02.12.2010, 20.01.2011 ve 19.12.2011 tarihli hasar kayıtlarının olduğu, dava konusu araca ilişkin muayene verilerine göre ise 31.10.2014’de 86.499 km, 16.10.2012’de 57.803 km, 26.06.2010’da ise 435.050 km’de olduğu görülmüştür. Davacının olayda kusurundan söz edilemez.Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü’nce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, TRAMER kayıtlarını inceleme, TRAMER’e SMS atarak bilgi edinme yükümlülüğü de yoktur. Davalı taraf, satış öncesinde davacıyı aracın hasarlı olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır. Bu nedenle davacının sözleşmeden dönmesi haklı nedene dayanmakta olup ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince davacı uğradığı zararları akidi olan davalıdan isteyebilir.” Biçiminde tespitler yapılarak, sahibinden.com üzerinden satılan araçla ilgili olarak Yerel Mahkemece verilen ret kararı bozulmuştur.

Yargıtay
13.Hukuk Dairesi

Esas : 2016/25258
Karar : 2019/10215
Karar Tarihi : 17/10/2019

“İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, “sahibinden com” internet sayfasında davalının araç satım ilanını görünce davalı ile irtibata geçip, … plaka 2004 model … tipi 1.6 FSİ 115 HP benzinli … marka aracı satın almak istediğini söylediğinde, aracın 68.000 km’de olduğu, çok az kullanıldığı, hasarsız olduğu taahhüt edildiğinden 24.000,00 TL bedel üzerinden anlaştıklarını, … Noterliğinin 22.07.2013 tarih ve 5236 yevmiye nolu kati araç satım sözleşmesi ile aracı satın aldığını ve satış bedeli olan 24.000,00 TL yi davalıya nakit olarak ödediğini, ancak aracın detaylı incelemesinde kilometresiyle oynandığını ve ayrıca kaza sorgulama sonucunda aracın 19.12.2011, 20.01.2011, 02.12.2010 tarihlerinde 3 ayrı ağır hasar gören kazaya karıştığının ortaya çıktığını, bu durumlar ortaya çıktıktan sonra davalıya Tire Noterliğinden 06.08.2013 tarihli ihtarname çektiğini, davalının da … Noterliğinin 16.08.2013 tarih ve 5771 yevmiye nolu cevabı ihtarnamesi ile taleplerine olumsuz yanıt verdiğini, bu nedenlerle taraflar arasındaki araç satım sözleşmesinin feshine, … Noterliğinin 22.07.2013 tarih ve 5236 yevmiye nolu … plaka sayılı aracın satışının iptaline, satım bedeli olarak davalıya ödenen 24.000,00 TL ve 900,00 TL zaruri giderinin ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, bu mümkün olmadığı takdirde bilirkişi incelemesi sonucunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL semenin satım bedelinden indirilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı, sattığı aracın plaka kaydı ile araçla ilgili tüm bilgilerin alınabileceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu’nun 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Davacı taraf aracın kilometresinin değiştirildiğini ve hasarlı olduğunu belirterek öncelikle satış sözleşmesinin iptali ile ödemiş olduğu meblağın ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine, bu mümkün olmadığı taktirde bilirkişi incelemesi sonucunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL semenin satım bedelinden indirilerek davalıdan tahsilini talep etmiş, Mahkemece, kaza tarihlerinin davalının dava konusu aracın adına tescil edildiği tarih olan 16.07.2013 tarihinden önceye ilişkin olduğu, bu nedenle dava konusu aracın km’sinin oynanmasından, kazalı ve hasarlı olmasından davalının sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Somut olayda mahkemece alınan 22.10.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının 22.07.2013 tarihinde davalıdan satın aldığı aracın 02.12.2010, 20.01.2011 ve 19.12.2011 tarihli hasar kayıtlarının olduğu, dava konusu araca ilişkin muayene verilerine göre ise 31.10.2014’de 86.499 km, 16.10.2012’de 57.803 km, 26.06.2010’da ise 435.050 km’de olduğu görülmüştür. Davacının olayda kusurundan söz edilemez.Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü’nce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, TRAMER kayıtlarını inceleme, TRAMER’e SMS atarak bilgi edinme yükümlülüğü de yoktur. Davalı taraf, satış öncesinde davacıyı aracın hasarlı olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır. Bu nedenle davacının sözleşmeden dönmesi haklı nedene dayanmakta olup ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince davacı uğradığı zararları akidi olan davalıdan isteyebilir.
Davacının dava konusu aracı satın aldığı tarihte 68.000 km’de olduğu ancak yapılan araştırmada satın alma tarihinden önceki tarihlerde daha yüksek km de olduğu ve hasar kayıtlarının mevcut olduğu dosya kapsamından anlaşılmış olup, aracın bu haliyle gizli ayıplı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Araç davalının elindeyken kilometresiyle ile oynanmamış ve hasar görmemiş olması ayıpta tekeffülü ortadan kaldırmaz.
Ayrıca davacının talebi terditli dava mahiyetindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 227. maddesinde alıcıya tanınan haklar yenilik doğurucu yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla terditli olarak talepte bulunamayacaktır. Mahkemece, Türk Borçlar Kanunu’nun 227. maddesi ve HMK’nın 31. maddesi gereğince davacıya hangi seçimlik hakkını kullandığı sorulup talebi açıklattırıldıktan sonra ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince davacının uğradığı zararları akidi olan davalıdan isteyebileceği gözününe alınıp buna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi

Başa dön tuşu
Mesajı Gönder
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için uygun bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.
Call Now Button